Deyimler
İletişim

"Arpalık yapmak" deyiminin anlamı nedir?

Bir yeri sürekli çıkar kaynağı olarak sömürmek.

Bir yeri sürekli çıkar kaynağı olarak kullanmak, sömürmek.

"Batılılar ülkemizi arpalık yaptılar âdeta."

Arpalık yapmak deyimine benzer deyimler

Açıl susam açıl

Bin bir gece masallarının baş kişisi Ali Baba’nın, Kırk Haramiler’in gömülerini saklandıkları mağaraya girmek için söyelediği bir büyülü söz olan bu deyim, bir...

Açıl susam açıl

Adı çıkmak dokuza, inmez sekize

Bir kimsenin adı bir kez iyi ya da bir kez kötü tanındıktan sonra, bu genel kanı kolay kolay değişmez, kişi bir konu ünlendi mi o ün sürüp gider.

Adı çıkmak dokuza, inmez sekize

Aklına (aklını) takmak

Bir şeyi devamlı olarak düşünmek, bir fikre sürekli olarak zihninde yer vermek ve zihni onunla meşgul etmek.

"Onu niçin kırdım, aklıma takıldı düşünüp...

Aklına (aklını) takmak

Altından girip üstünden çıkmak

Bir serveti, bir parayı, bir kaynağı gereksiz yere, düşüncesizce, sorumsuzca harcayıp kısa zamanda bitirmek.

"Bir ayda o kadar paranın altından girip üstünden...

Altından girip üstünden çıkmak

Askıya çıkarmak

Nikah kıyılmadan önce, evlenecek kimselerin durumunu (ya da başka bir konuyu) yazılı olarak, herkesin görebileceği yere asmak.

Evlenecek kimselerin nikâhtan...

Askıya çıkarmak

Ateşe vermek

Bir yeri bilerek yakıp yok etmek.

Aşırı ölçüde telâşlandırmak.

Bir toplumu, bir ülkeyi kargaşalık içine sürükleyerek yıkıma uğratmak.

"Dış güçler yerli...

Ateşe vermek

Aylığa (maaşa) geçmek

Çalışması karşılığı olarak her ay belirli para alınacak bir göreve başlamak.

Çalışmasının karşılığını gündelik ya da ücret olarak almakta iken aylık yöntemiyle...

Aylığa (maaşa) geçmek

Başından atmak

Gereksiz görülen bir bağlılığa, bir ilişkiye son vermemek; bir istekte bulunan kişiyi yanından uzaklaştırmak.

Yapılması zor bir işi yapmaktan kendini kurtarmak...

Başından atmak

Başını ağrıtmak

Bir yığın gereksiz sözlerle bir kimseyi sıkıp yormak.

Bir iş, bir kimseyi rahatsız edip uğraştırmak.

Gereksiz sözlerle birini bunaltmak.

Bir iş için birini...

Başını ağrıtmak

Göz kamaştırmak

Hayran bırakmak.

Güçlü, parlak bir ışığın kısa bir zaman için görüşü bulandırması, bakılan yeri görmez etmesi.

"Kapıdan çıkar çıkmaz göz kamaştıran bir ışığın...

Göz kamaştırmak

Hava parası

Bir yeri tutmak, kiralamak ya da bir şeyi elde etmek için değeri dışında açıktan verilen para.

"Yeri bize verecekler ama bir milyon lira hava parası...

Hava parası