Al benden de o kadar
Ben de o durumdayım; o düşüncedeyim.
Doğruluğuna, namusluluğuna güvenilmez; kişiliği kuşku veren.
"O mu? Hiç de sağlam ayakkabı değil."
Ben de o durumdayım; o düşüncedeyim.
Sarsılmamak, sağlam ve sağlıklı durumunu sürdürmek.
Hiç yenilgi yüzü görmemek.
"Arkası yere gelmemiş bir adam olarak kalmalı o."
Birini çok tehlikeli bir işe bile bile sokmak.
"Hiç aldırmadan, biricik kızını o adamla evlendirip ateşe atamazsın değil mi?"
O güzel şeyin yabancısı değilim. Benzerlerini ben de kullandım.
Bu konuda benim de kendi çapımda bilgim, tecrübem vardır.
Bir şeyi yapmayı düşünmek, olmasını istemek, o şeyi düşünür olmak.
"Ben de o işi yapmayı gönlümden geçirmiştim."
O şeyde yarar yok, faydası olmaz.
"O arabada hiç iş yok, almaya değmez."
O anda kafası çok yorgun olmak.
Başka şeyler düşündüğünden, o anda konuşulana hemen intibak edememek.
"Kusura bakmayın, ne söylediğinizi anlayamadım, kafam...
"Söylediklerin hiç de inandırıcı değil, sana inanmıyorum" anlamında kullanılır.
Bir şeyle, bir işle ilişiği bulunmamak, o şeyle ilgilenmemek.
"O tarakta bezi olacağını hiç sanmam."
O işten umudunu kesmek, o işin olacağına inanmamak, parasını ya da malını almaktan vazgeçmek.
"Verecek mi? Sen o paranın üstüne bir bardak soğuk su iç!"
Bir konuda bir kimseye sürekli baskı yapmak.
Güç bir şeyden yılmayıp, sonucu tehlikeli de olsa, çekinmeden o şeyle uğraşmak.
"Biliyorum zor ama üstüne üstüne...
Gerçek mi, öyle mi.
Hayır inanmam, doğru değil bu!"Yok canım, değil ona gitmek, hiç görmedim bile."