Deyimler
İletişim

"Gönülden geçirmek" deyiminin anlamı nedir?

Bir şeyi yapmayı düşünmek, olmasını istemek, o şeyi düşünür olmak.

"Ben de o işi yapmayı gönlümden geçirmiştim."

Gönülden geçirmek deyimine benzer deyimler

Ayağının altına almak

Acımasızca, tekmelerle kıyasıya dövmek.

Bir şeyi küçük görerek ondan faydalanma yoluna gitmemek, o şeyi tepmek.

"Önüne serilen bütün nimetleri ayağının altına...

Ayağının altına almak

Başından atmak

Gereksiz görülen bir bağlılığa, bir ilişkiye son vermemek; bir istekte bulunan kişiyi yanından uzaklaştırmak.

Yapılması zor bir işi yapmaktan kendini kurtarmak...

Başından atmak

Bir atımlık barutu olmak (veya kalmak)

Bir konuda yapacağı çok az şeyi olmak.

Dayanacak pek az gücü kalmak.

"Bir atımlık barutu kalmış, hâlâ ben yaparım o işi diyor."

Bir atımlık barutu olmak (veya kalmak)

Canı (gönlü) çekmek

Bir şeyi istemek, istek duymak, çok arzulamak.

"Şimdi o yeşil eriklerden olsa da yesek, öyle de canım çekti ki."

Canı (gönlü) çekmek

Deli divane olmak

Bir şeyi, bir kimseyi aşırı derecede sevmek, ona tutkun olmak.

"Delikanlı o kız için deli divane oluyordu."

Deli divane olmak

Gücüne gitmek

Bir söz, bir davranış bir kimsenin onuruna dokunmak, o kimseye ağır gelmek.

"Doğrusu onun bu sözleri gücüme gitti, çünkü hak etmedim o sözleri."

Gücüne gitmek

Hazır bulunmak

Bir yerde kendisi bulunmak, var olmak.

Bir yere hemen gidecek, bir şeyi anında yapacak durumda olmak.

"Yarınki toplantıda sen de hazır bulunmalısın."

Hazır bulunmak

Kalıbını basmak

Bir şeye bütün içtenliği ile güvenmek, bir şeyi doğrulamak.

"Kalıbımı basarım ki o, bu işi yapmamıştır."

Kalıbını basmak

Nefsine yedirememek

Kendine yakıştıramamak, o şeyi yapmayı kendisi için onur kırıcı, ağır bulmak.

"İki yüzlülüğü bir türlü nefsine yediremiyordu."

Nefsine yedirememek

Özür dilemek

Yaptığı bir yanlıştan ötürü affedilmesini istemek.

Özrünü ileri sürerek yapılması kendinden istenen işi yapmamak, bundan bağışlanmasını istemek.

"Özür dilerim,...

Özür dilemek

Üstüne bir bardak (soğuk) su içmek

O işten umudunu kesmek, o işin olacağına inanmamak, parasını ya da malını almaktan vazgeçmek.

"Verecek mi? Sen o paranın üstüne bir bardak soğuk su iç!"

Üstüne bir bardak (soğuk) su içmek

Üstüne üstüne gitmek

Bir konuda bir kimseye sürekli baskı yapmak.

Güç bir şeyden yılmayıp, sonucu tehlikeli de olsa, çekinmeden o şeyle uğraşmak.

"Biliyorum zor ama üstüne üstüne...

Üstüne üstüne gitmek