Deyimler
İletişim

"İş yok" deyiminin anlamı nedir?

O şeyde yarar yok, faydası olmaz.

"O arabada hiç iş yok, almaya değmez."

İş yok deyimine benzer deyimler

Ağzı var dili yok

Çok az konuşur, sessiz, kimseye karşılık vermez.

Oldukça sessiz, sakin, kendi hâlinde.

Konuşmayıp susan, derdini anlatmayan.

"Telâşlanma sakın, ağzı var dili...

Ağzı var dili yok

Balık kavağa çıkınca

Gerçekleşmesi mümkün olmayacak işleri anlatmak için kullanılır.

"O kız, o çocukla ancak balık kavağa çıkınca evlenir."

Balık kavağa çıkınca

Başına iş açmak

Uğraştırıcı ve üzücü bir işin çıkmasına yol açmak.

"Bırak o bıçağı elinden, hiç yoktan başına iş açacaksın."

Başına iş açmak

Başından atmak

Gereksiz görülen bir bağlılığa, bir ilişkiye son vermemek; bir istekte bulunan kişiyi yanından uzaklaştırmak.

Yapılması zor bir işi yapmaktan kendini kurtarmak...

Başından atmak

Bindiği dalı kesmek

Kendisi için gerekli ve yararlı olan şeyi kendi eliyle yok etmek.

"Geçimini sağladığın o tarlayı sakın satma, yoksa bindiğin dalı kesmiş olursun."

Bindiği dalı kesmek

Çabalama kaptan ben gidemem

"Zorlamanın hiç faydası yok, ben bu işi yapacak güçte değilim; boşuna uğraşıyorsun, yapamam, gitmem," anlamında kullanılır.

Çabalama kaptan ben gidemem

Karaman'ın koyunu sonra çıkar oyunu

"Dış görünüşe aldanmamalı, bir kişi ya da iş olağan görünebilir, ancak altından neler çıkabileceği hiç belli olmaz, o sonra görünür.

" anlamında kullanılır.

Karaman'ın koyunu sonra çıkar oyunu

Laf (söz) yok

"Kusursuz, eksiksiz, eleştirilecek bir yanı dahi yok" anlamında kullanılır.

"Arkadaşıma laf yok, o mert mi mert biridir."

Laf (söz) yok

O tarakta bezi olmamak

Bir şeyle, bir işle ilişiği bulunmamak, o şeyle ilgilenmemek.

"O tarakta bezi olacağını hiç sanmam."

O tarakta bezi olmamak

Üstüne bir bardak (soğuk) su içmek

O işten umudunu kesmek, o işin olacağına inanmamak, parasını ya da malını almaktan vazgeçmek.

"Verecek mi? Sen o paranın üstüne bir bardak soğuk su iç!"

Üstüne bir bardak (soğuk) su içmek

Yanından bile geçmemiş

Hiç ilgisi yok, en ufak benzerliği bile yok.

"Sen kardeşini bir görsen, bu onun yanından bile geçmemiş."

Yanından bile geçmemiş