Deyimler
İletişim

"Ruhunu teslim etmek" deyiminin anlamı nedir?

Ölmek.

"İhtiyar ninem sabaha karşı ruhunu teslim etmişti."

Ruhunu teslim etmek deyimine benzer deyimler

Aman dedirtmek (amana getirmek)

Karşı koyan birini boyun eğmek zorunda bırakmak, teslim olmaya zorlamak.

"Düşmana aman dedirtmek boynumuzun borcu oldu artık."

Aman dedirtmek (amana getirmek)

Ayağını denk almak

Birilerinin kendisine karşı yapacakları muhtemel kötülüklere karşı uyanık davranmak, tedbirli olmak.

"Eğer ayağını denk almazsan o adamlar başına bir iş...

Ayağını denk almak

Azınlıkta kalmak

Bir sorun üzerine oy verenler, sayıca, karşı düşünceye oy verenlerden daha az çıkmak.

Bir oyalamada, karşı düşünceye oy verenler sayıca az çıkmak.

Azınlıkta kalmak

Babanın canı için

Ölmüş olan babanın ruhunu şad etmek için (bana şu iyiliği yap).

Birinden bir iyilik yapılması istenirken

"bu iyiliği, ölmüş olan babanın ruhunu hoşnut etmek...

Babanın canı için

Bozum etmek

Bir kimseyi beklemediği bir davranış karşısında bırakarak utandırmak, mahcup etmek.

"Adamı bozum etmeye bayılır bu ihtiyar, ona karşı dikkatli ol."

Bozum etmek

Kazan kaldırmak

Yönetime karşı topluca karşı gelmek, baş kaldırmak.

"Maden işçileri kazan kaldırmış diyorlar."

Kazan kaldırmak

Sabaha çıkamamak

Sabahtan önce ölmek, sabaha kadar yaşayamamak.

"Hastanın durumu ağır, sabaha çıkacağını sanmıyorum."

Sabaha çıkamamak

Teslim bayrağı çekmek

Yenilgiyi kabullenmek, teslim olmak.

Bir çekişme sonunda karşısındakinin istediğini yapmaya razı olmak.

"Yakında teslim bayrağını çekerler, endişeye...

Teslim bayrağı çekmek

Teslim olmak

Kendinden üstün bir güç karşısında yenilgiyi kabul etmek, mücadeleden vazgeçmek.

Kendini teslim etmek, birtakım ellere bırakmak.

"Teslim olursan kılına...

Teslim olmak

Ye kürküm ye

Saygının kişiliğe karşı değil, zenginliğe, varlığa, giyim ve kuşama karşı gösterildiğini anlatmak için kullanılır.

Ye kürküm ye

Yüreğine (içine) dert olmak

Birine karşı ya da birinin kendine karşı yaptığı bir davranış sonradan kendisi için acı, üzüntü kaynağı olmak.

"Ona yemek vermedim ama yüreğime dert oldu."

Yüreğine (içine) dert olmak