Deyimler
İletişim

"Sabaha çıkamamak" deyiminin anlamı nedir?

Sabahtan önce ölmek, sabaha kadar yaşayamamak.

"Hastanın durumu ağır, sabaha çıkacağını sanmıyorum."

Sabaha çıkamamak deyimine benzer deyimler

Akla karayı seçmek

Bir işi başarmak uğrunda çok yorulmak, sonuca kadar çok zahmet çekmek.

"Seni buluncaya kadar akla karayı seçtim."

Akla karayı seçmek

Akşama sabaha

Neredeyse, pek yakında, kısa bir süre içinde.

"Konuklar akşama sabaha burada olurlar, sakın bir yere kaybolma!"

Akşama sabaha

Amana gelmek

Önce direnirken zor karşısında baş eğmek.

"Aman dilemek."

Teslim olmak, önce direnirken zor karşısında boyun eğmek.

"Nihayet düşman amana geldi."

Amana gelmek

Bir ayak önce (evvel)

Çok çabuk, bir an önce, ivedi olarak.

"Bu iş, bir ayak önce yapılacak bir iştir."

Bir ayak önce (evvel)

Burnu düşmek

Burnuna koklanamayacak kadar pis bir koku gelmek, böyle bir kokudan burnu görev yapamaz olmak.

Burnuna koklanamayacak kadar pis bir koku gelmek, böyle bir...

Burnu düşmek

Göz yummamak

Hoş görmemek, bağışlamamak.

Hiç uyumamak.

"Sabaha kadar gözlerimi yummadım."

Göz yummamak

Nefes aldırmamak

Dinlenmesine fırsat vermemek, sıkıştırmak, rahat bırakmamak.

"Nefes aldırmadı bize, sabaha kadar çalıştırdı."

Nefes aldırmamak

Ruhunu teslim etmek

Ölmek.

"İhtiyar ninem sabaha karşı ruhunu teslim etmişti."

Ruhunu teslim etmek

Sabahı etmek (veya bulmak)

Sabahlamak, bir sebeple sabaha kadar uyumamak, bir konu ile uğraşmak.

"Köye varmamız sabahı bulacak."

Sabahı etmek (veya bulmak)

Vur patlasın çal oynasın

Aşırı zevk ve eğlence; aşırı zevk ve eğlenceye düşkün kimsenin parasını bu yolda harcamasını anlatır.

"Vur patlasın çal oynasın sabaha kadar tepinip durdular."

Vur patlasın çal oynasın

Vücudunu ortadan kaldırmak

Öldürmek.

"Sabaha kadar adamın vücudunu ortadan kaldırın, yoksa başımıza çok iş açacak."

Vücudunu ortadan kaldırmak