Aç acına
Aç olarak, hiçbir şey yemeden.
Alabildiğince, hiçbir şeye bağımlı olmadan.
Yelkenler, arkadan esen rüzgârla şişmiş olarak, tam yolla.
"Pupa yelken açıldık denize."
Aç olarak, hiçbir şey yemeden.
Hiçbir şey yemeden, mide henüz boşken, aç açına, aç olarak.
Çeşitli yollara başvurarak birini bir şeye razı etmek; veya kandırmak.
"Ağzından girip burnundan çıktı ve ondan para koparmayı başardı."
Ne yapıp yaparak bir...
Oruçlu olarak
(Bir şey) Ağzı açılmamış olarak.
Bir şeyi devamlı olarak düşünmek, bir fikre sürekli olarak zihninde yer vermek ve zihni onunla meşgul etmek.
"Onu niçin kırdım, aklıma takıldı düşünüp...
Seyrek olarak,
"Ara sıra".
Seyrek olarak, ara sıra, zaman zaman.
Her şeye kusur bulup hiçbir şeyi beğenmemek.
Bir yeri sürekli çıkar kaynağı olarak sömürmek.
Bir yeri sürekli çıkar kaynağı olarak kullanmak, sömürmek.
"Batılılar ülkemizi arpalık yaptılar âdeta."
Çok yiğit, hiçbir şeyden korkmayan.
Yılmaz, hiçbir şeyden korkmayan, yiğit, kahraman,"Aslan yürekli Mehmetçik düşmanı çil yavrusu gibi dağıttı."
Hiçbir şeyde...
Yaklaşık olarak, hemen hemen, tam değil de tama yakın.
"Aşağı yukarı on kilo gelir bu yük."
Yaklaşık olarak, hemen hemen, tama yakın.
Çalışması karşılığı olarak her ay belirli para alınacak bir göreve başlamak.
Çalışmasının karşılığını gündelik ya da ücret olarak almakta iken aylık yöntemiyle...
Dinî inançlara aykırı olarak kazanç sağlamak, haksız olarak bir şeye el atmak.
"İnsan ol, haram yemek insana kâr getirmez."