Bir kıyamettir gitmek (kopmak)
Çok fazla gürültü, patırtı, telâş olmak.
"Alevler bacayı sarınca bir kıyamettir koptu sokakta."
Kavga, kargaşa, gürültü çıkarmak.
"Patırtı çıkarmadan oturun, babanız uyuyor."
Çok fazla gürültü, patırtı, telâş olmak.
"Alevler bacayı sarınca bir kıyamettir koptu sokakta."
Bir yeri kargaşa, şamata, gürültü patırtı ile doldurup kimsenin ne dediğini anlamayacak hâle getirmek.
"Çocuklar bir dakikada ortalığı curcunaya çevirdiler."
Gürültü patırtı, karışıklık ve kavga çıkarmak.
"Çıngar çıkarmadan oturtun şu kadını."
Kavga, gürültü, patırtı ve olaya sebep olmak.
"Orada hır çıkarmaya kalkışmayacaksın değil mi?"
Ayaklarını yere vurarak oynamak.
Gürültü çıkarmak.
"Yandaki sınıfta hora tepiyor, ortalığı birbirine katıyorduk ki…"
Dudaklarını kıpırdatmadan, hiç ses çıkarmadan okumak.
Ses çıkarmadan sövmek, beddua etmek.
"Hikâyeyi şimdi de içinizden okuyacaksınız."
Kıyamet günü gelmek.
Bir yerde çok gürültü ve patırtı kavga, telâş olmak.
"Kıyamet günü gelecek ve insanlar sonunda hesaba çekilecekler."
Kargaşa çıkarmak, herkesi birbirine düşürmek.
"Şimdi gelip ortalığı birbirine katacak diye korkuyorum."
Gürültü, patırtı yapmak.
Ortalığı altüst etmek, karışıklığa yol açmak, gürültü patırtı çıkarmak.
Çok fazla toz kaldırarak koşmak veya kaçmak.
"Başıboş sığırlar tozu dumana katarak...
Bir olay toplumda telâş, heyecan, gürültü, patırtı, kargaşa oluşturmak.
"Bu kaleyi de zapdedersek yer yerinden oynayacak, bizi kimse tutamayacak artık."
"Kavga, çekişme, anlaşmazlık nedeni olan şey ortadan kalkınca kavga da sona erdi.
" anlamında kullanılır.