Adı çıkmak dokuza, inmez sekize
Bir kimsenin adı bir kez iyi ya da bir kez kötü tanındıktan sonra, bu genel kanı kolay kolay değişmez, kişi bir konu ünlendi mi o ün sürüp gider.
Geri düşünceli, yenilikleri kolay kabul etmeyen (kimse).
Bir kimsenin adı bir kez iyi ya da bir kez kötü tanındıktan sonra, bu genel kanı kolay kolay değişmez, kişi bir konu ünlendi mi o ün sürüp gider.
Bir yere istemeye istemeye, gönülsüz gitmek.
"Hoşlanmadığım bu insanların yanına yaklaştıkça ayaklarım geri geri gitmeye başladı."
Söylenmesi kolay ama yapılması ortaya konması ya da katlanılması çok güç.
"Evet, dile kolay, haydi yap da görelim."
Kazanç, geçinmek için kazanılan para.
"Ekmek parası kolay kolay kazanılmıyor."
Heyecan ve telâş göstermeyen, merak etmeyen, olayları hoş karşılayan.
"Geniş gönüllü olmak benim için o kadar kolay değil."
Geri geri gitmek.
"Heyecanlanınca geri basmaya başladı."
İade etmek, geldiği yere göndermek, kabul etmemek.
"Ona aldığım hediyeyi rüşvettir diye geri çevirdi."
Ordunun çeşitli gereksinimleri ile ilgili işlerin tümü.
Etkinliği ikinci dereceden sayılan, kolay görev.
"Senin bu savaşta, geri hizmette bulunacağını...
Yenilikleri kabul etmeyen, bağnaz, kafası hurafelerle dolu.
Hak dini olan İslâm`ı kabul etmek.
En sonunda doğruyu söylemek.
Önceden kabul etmediği şeyi sonradan kabul edip uymak.
"İmana gel, tövbe et ki öbür dünyada...
Hile, düzen ve oyunla aldatmak; dolap çevirmek.
"Ona kolay kolay kimse madik atamaz."
"Olanlar oldu, iş işten geçti, olanlar geri dönülemeyecek bir durum aldı, bunu kabul etmek gerek" anlamında kullanılır.