Deyimler
İletişim

"İmana gelmek" deyiminin anlamı nedir?

Hak dini olan İslâm`ı kabul etmek.

En sonunda doğruyu söylemek.

Önceden kabul etmediği şeyi sonradan kabul edip uymak.

"İmana gel, tövbe et ki öbür dünyada mutluluğa eresin."

İmana gelmek deyimine benzer deyimler

Ağzından kaçırmak

Söylemek istemediği bir şeyi, boş bulunup söyleyivermek.

"Dikkatli ol, lafı ağzından kaçırıp da gideceğimiz yeri söyleme."

Söylemek istemediği şeyi farkında...

Ağzından kaçırmak

Ahrette on parmağı yakasında olmak

Ödevini yapamadığından kendisine karşı sorumlu olan kimseden öbür dünyada hesap sormak.

Haksızlığa uğrayışını bu dünyada önleyip hakkını alamayanın, öte...

Ahrette on parmağı yakasında olmak

Aslan payı

Bir paylaşmada en büyük pay.

Ortaklardan en güçlüsünün aldığı en büyük pay.

Hak edilenden daha çok alınan pay, en güçlünün aldığı pay.

Aslan payı

Attığı attık, tuttuğu tuttuk

Yaptığı her işi herkes kabul etmek zorunda: İstemediği işi yapmayacak, istediğini yapacaktır.

"Astığı astık"

Attığı attık, tuttuğu tuttuk

Azı çoğa saymak

Verilen şey, armağan az ya da küçük de olsa, çokmuş, büyükmüş, değerliymiş gibi kabul etmek.

Azı çoğa saymak

Gel gelelim

"Fakat, ama, ancak" ve

"Ne çare ki..

" anlamlarında kullanılır.

"Gel gelelim onlara, daha teklifimizi kabul etmediler."

Gel gelelim

Öpüp başına koymak

Bir şeyi minnetle karşılamak, seve seve kabul etmek.

"Adam sana iş verecekmiş, daha ne istiyorsun, öpüp başına koy."

Öpüp başına koymak

Sözüne gelmek

En sonunda karşı çıktığı kimsenin fikrini kabul etmek.

"Demek sözüme geldin, o hâlde gidelim."

Sözüne gelmek

Tekin değil

İçinde cinlerin olduğu kabul edilen bina ya da yer.

Kendisinde bazı gizli güçlerin olduğu sanılan, tehlikeli kabul edilen kimse.

"O eski ev tekin değil...

Tekin değil

Teslim olmak

Kendinden üstün bir güç karşısında yenilgiyi kabul etmek, mücadeleden vazgeçmek.

Kendini teslim etmek, birtakım ellere bırakmak.

"Teslim olursan kılına...

Teslim olmak

Yola gelmek

Ters tutumunu düzeltmek, uslanmak, istenilen biçimdeki davranışı kabul etmek.

"Kaygılanma, eninde sonunda yola gelecektir."

Yola gelmek