Aklı sonradan gelmek
Verdiği kararın yanlış olduğunu anlayıp, geri dönmek.
Geri geri gitmek.
"Heyecanlanınca geri basmaya başladı."
Verdiği kararın yanlış olduğunu anlayıp, geri dönmek.
Geri kalanı.
Daha sonrası.
Önemsiz olan sonucu, değeri, olup olacağı.
Bir kimsenin bulunmadığı yerde onun hakkında ileri geri konuşmak, dedikodusunu yapmak, çekiştirmek.
"Adamın arkasından söylemeye utanmıyor musun?"
Niteliği ondan geri olmamak, ona denk olmak.
Ondan geri olmamak.
Biri, ötekinden geri kalmadan, bir hizada.
Bir yere istemeye istemeye, gönülsüz gitmek.
"Hoşlanmadığım bu insanların yanına yaklaştıkça ayaklarım geri geri gitmeye başladı."
Ölümden geri dönmek, ağır bir kaza yada hastalıktan kurtulmak.
Borcunun az bir miktarını ödeyip geri kalanı için süre dilemek.
Durumu iyi olan birisinden kendisinin daha geri olmadığını gösterecek davranışlarda bulunmak.
Nefesini kullanarak sümüğünü burnunun yukarısına, geri çekmek.
Yoksun kalmak, umduğunu bulamamak, istediğini elde edememek, gayesine ulaşamamak.
"Müdürün...
Kaçmak, bulunduğu yerden arka arkaya doğru gitmek.
Karıştığı bir işi sürdürmekten ya da sürdürenler arasında bulunmaktan vazgeçmek.
"Düşmanın çokluğu...