Açık fikirli
Yenilikleri ve olayları çabuk kavrayıp değerlendirebilen.
Yenilikleri kabul etmeyen, bağnaz, kafası hurafelerle dolu.
Yenilikleri ve olayları çabuk kavrayıp değerlendirebilen.
Dengeli, yaramazlık etmeyen, ölçüsüz ve taşkın davranışlarda bulunmayan.
"Senin çocuk pek akıllı uslu görünüyor."
Aklın kabul edeceği.
Bayılmak.
Çok sevinçten ya da çok korkudan ne yapacağını şaşırmak.
Çok korkudan veya çok sevinçten ne yapacağını şaşırmak.
Kafası çok yorulmuş olduğundan iyi...
Gözleri olumsuz düşüncelerle dolu olarak bakmak.
Yaptığı her işi herkes kabul etmek zorunda: İstemediği işi yapmayacak, istediğini yapacaktır.
"Astığı astık"
Gürültüden ya da çok konuşanı dinleme zorunluluğu dolayısıyla kafası pek yorulup rahatsız olmak.
"Kafası şişmek."
Sıkıntılı durumlara çare araya araya düşünme...
Ağlayacak gibi olmak, göz pınarlarına yaş yürümek.
"Hiç beklemediği bir anda beni karşısında görünce gözleri dolu dolu oldu."
Hak dini olan İslâm`ı kabul etmek.
En sonunda doğruyu söylemek.
Önceden kabul etmediği şeyi sonradan kabul edip uymak.
"İmana gel, tövbe et ki öbür dünyada...
Herhangi bir sebepten, acı ya da üzüntüden dolayı lokmasını yutamamak, yiyememek.
"Ağzında lokmalar büyümeye başladı, gözleri dolu dolu oldu."
Geri düşünceli, yenilikleri kolay kabul etmeyen (kimse).
İçinde cinlerin olduğu kabul edilen bina ya da yer.
Kendisinde bazı gizli güçlerin olduğu sanılan, tehlikeli kabul edilen kimse.
"O eski ev tekin değil...