Ağrımayan başını ağrıya sokmak
Başına dert açmak.
Yapayalnız, tek başına.
Başına dert açmak.
Mantıksız, ölçüsüz davranışlarda bulunmaktan kendini kurtararak akıllıca bir yola girmek.
"Aklını başına al, yoksa bu içki seni götürecek."
Yazgıyı, talihi bu türlü olmak; bu olayın başına gelmesini tanrının buyurmuş olduğuna inanmak.
Başkasına bir şeyler vermesi gereken kişi, az az verip sayıyı çoğaltarak çok şey veriyormuş gibi görünmek istiyor. Ama alan da bunlardan birkaçını birleştirip...
Bulunduğu dereceden, mevkiden, önemli görevden daha aşağı bir yere inmek veya alınmak.
"Aklını başına toplamazsan adamı işte böyle attan indirip eşeğe...
Birilerinin kendisine karşı yapacakları muhtemel kötülüklere karşı uyanık davranmak, tedbirli olmak.
"Eğer ayağını denk almazsan o adamlar başına bir iş...
Neden sonra aklı başına gelmek, bir şeyin aslını anlamak, beklenen biçimde olmadığını kavramak.
"Toy olduğu için doğruyu göremiyor, onun da ayağı suya erecek...
Topluluktan ayrılıp kendi başına iş yapmak.
"Afyonu başına vurmak."
Türlü kötülüklerin, hile ve düzenlerin karmakarışık bir durumda bulunduğu yer.
"Daireyi çıfıt çarşısına çevirenler tek tek bulunmalıdır."
Tek başına kalmak, dış dünya ile ilgisini kesmek, kimse ile görüşmemek.
"Geçirdiği kazadan sonra iyice kabuğuna çekildi."
Tek başına, çaresiz ortada kalmak.
"Sipsivri kalakalmıştım, ne yapacağımı bilmiyordum."