Deyimler
İletişim

"Attan inip eşeğe binmek" deyiminin anlamı nedir?

Bulunduğu dereceden, mevkiden, önemli görevden daha aşağı bir yere inmek veya alınmak.

"Aklını başına toplamazsan adamı işte böyle attan indirip eşeğe bindirirler."

Attan inip eşeğe binmek deyimine benzer deyimler

Al aşağı etmek

Birini bulunduğu yerden, mevkiden indirmek.

"Ya, gördün mü, demek ki el oğlu adamı al aşağı ediyormuş bir çırpıda!"

Al aşağı etmek

Altından girip üstünden çıkmak

Bir serveti, bir parayı, bir kaynağı gereksiz yere, düşüncesizce, sorumsuzca harcayıp kısa zamanda bitirmek.

"Bir ayda o kadar paranın altından girip üstünden...

Altından girip üstünden çıkmak

Altı yaş olmak (Bir işin)

Bir takım oyunlara karışmış olmak, iş, dürüst bir temel üzerine kurulmuş olmamak, böyle bir işe girişmekte sakıncalar bulunduğu anlaşılmak.

Altı yaş olmak (Bir işin)

Askıya çıkarmak

Nikah kıyılmadan önce, evlenecek kimselerin durumunu (ya da başka bir konuyu) yazılı olarak, herkesin görebileceği yere asmak.

Evlenecek kimselerin nikâhtan...

Askıya çıkarmak

Başından atmak

Gereksiz görülen bir bağlılığa, bir ilişkiye son vermemek; bir istekte bulunan kişiyi yanından uzaklaştırmak.

Yapılması zor bir işi yapmaktan kendini kurtarmak...

Başından atmak

Başını ağrıtmak

Bir yığın gereksiz sözlerle bir kimseyi sıkıp yormak.

Bir iş, bir kimseyi rahatsız edip uğraştırmak.

Gereksiz sözlerle birini bunaltmak.

Bir iş için birini...

Başını ağrıtmak

Baş vurmak

Müracaat etmek, bir işin yapılmasını bir kimse veya kuruluştan istemek.

Bilgi edinmek üzere bir kaynağa bakmak, bir kimseye danışmak.

"Vakit geçirmeden...

Baş vurmak

Boyunun ölçüsünü almak

İddia üzerine giriştiği bir işi başaramayıp yetersizliğini anlamak.

Biri tarafından haddi bildirilmek.

Beklediği yakınlığı görememek.

"Boynunun ölçüsünü aldı,...

Boyunun ölçüsünü almak

Burnu düşmek

Burnuna koklanamayacak kadar pis bir koku gelmek, böyle bir kokudan burnu görev yapamaz olmak.

Burnuna koklanamayacak kadar pis bir koku gelmek, böyle bir...

Burnu düşmek

Dağdan gelip bağdakini kovmak

Daha sonradan geldiği bir yere ya da karıştığı bir işte eskiden beri bulunan bir kişinin yerini almaya çalışmak.

"Şu densize bak hele, dağdan gelip bağdakini...

Dağdan gelip bağdakini kovmak

Dikiş tutturamamak

Bir yerde, bir işte bir sebepten ötürü başarı sağlayamayıp uzun süre kalmamak.

"Bir şeyde dikiş tutturamadı, şimdi boşta gezip duruyor."

Dikiş tutturamamak

Gözü yükseklerde olmak

Hâlen bulunduğu durumdan daha yüksek bir duruma ya da mevkiye çıkmak istemek, böyle bir amacı gütmek.

"Bundan böyle küçük şeylerle yetinme, gözün yükseklerde...

Gözü yükseklerde olmak