Ağzını açıp gözünü yummak
Öfke ile ağzına gelen bütün ağır sözleri söylemek.
Kızgınlık ile sonunu düşünmeden ağzına gelen kötü sözleri söylemek, karşısındakine hakaret etmek.
"Eve geç...
İmrenerek, iştahla, ele geçirme isteği ile bakmak.
Öfke ile ağzına gelen bütün ağır sözleri söylemek.
Kızgınlık ile sonunu düşünmeden ağzına gelen kötü sözleri söylemek, karşısındakine hakaret etmek.
"Eve geç...
Çok değerli bir şey; ancak rastlantı ile ele geçer.
Kendi isteği ile gelmek.
Çok fazla emek sarf edilmeden elde edilmek.
"Adam ayağı ile geldi dayak yemeye."
Verilen işi yapmama yolları aramak.
Gönderilen yere isteği ile gitmemek, gitmeyi geciktirmek.
Sıkıntı, üzüntü ve tedirginlik verici olduğunu sonradan anladığı bir işe kendi isteği ile girmiş bulunmak.
"Nereden girdim bu inşaat işine, durup dururken...
İştahla sofraya oturmak.
Bir işi çabuk bitirmek üzere oturup ele almak.
Birini altına alıp dövmek.
"Birkaç kişi utanmadan zavallı adamın başına çöktüler."
Yönetimi ele geçirmek, işi kendisi yönetmeye başlamak.
"Dizginleri ele almazsak fabrika kargaşa içinde boğulup kalacak, üretim yapılamayacak."
Bir soruna yaklaşma, onu ele alma biçimi.
"Dar bir görüş açısı ile sorunlar çözümlenemez."
Belli etmemeye çalışarak, başını çevirmeden göz kenarı ile yandan bakmak.
"Yabancı askerlere göz ucuyla bakmaya başladı."
Tek başına kalmak, dış dünya ile ilgisini kesmek, kimse ile görüşmemek.
"Geçirdiği kazadan sonra iyice kabuğuna çekildi."
Bir konuyu her fırsatta, her yerde ele alıp konuşmak, o konu ile uğraşmak.
Bir makamı, işi ya da iktidarı ele geçirme çekişmesi.
"Seçimler yaklaştı, post kavgası da başladı."