Abanoz gibi
Çok kara, kapkara. Çok sert.
Çok sinirlenmek, öfkelenmek,"Kan başına sıçramıştı, sağa sola bağırıp duruyordu."
Çok kara, kapkara. Çok sert.
Bir şey için çok derin bir üzüntü duymak, bir şeyin acısını çok içinde duyumsamak.
Doğal ölçülerin çok üstünde gelişmiş, çok iri, iriyarı kimse.
Bayılmak.
Çok sevinçten ya da çok korkudan ne yapacağını şaşırmak.
Çok korkudan veya çok sevinçten ne yapacağını şaşırmak.
Kafası çok yorulmuş olduğundan iyi...
Çok öfkelenmek, kızmak, sinirlenmek.
"Elektriği bağlanmayan adam barut kesilmiş, etrafa bağırıp duruyordu."
Çok fazla kibirli, herkese yukarıdan bakar (olmak).
"İyi ki bir araba aldı, burnu Kaf dağında bir adam olup çıktı."
Çok kibirli, herkese çok yukarıdan bakar...
Çok özler, çok arar, çok ister olmak.
Çok sinirlenmek, öfkelenmek, kızgınlık duymak.
"İnsanı dinden imandan çıkarıyorsun, yapma şu hareketleri!"
Çok kan akıtılmış olmak, çok insan öldürülmek.
"Düşmanla göğüs göğüse gelmiştik, biliyordum ki birazdan kan gövdeyi götürecek ve pek çoğumuz ölecekti."
Çok sinirlenmek, birden öfkelenmek.
"Tepesi atar atmaz salondakileri dışarı çıkardı."
Çok şişman, çok yağlı.
"Birkaç ay sonra yağ tulumu olacak, şuna birisi söylese de çok yemese."
Sürekli hareket etmek, kıpırdanmak, sabırsızlanmak, içi içine sığmamak, eyleme geçmek için telâş içinde dolaşmak.
"Gelecekleri haberini alınca ne yapacağını...