Abanoz gibi
Çok kara, kapkara. Çok sert.
Çok sinirlenmek, birden öfkelenmek.
"Tepesi atar atmaz salondakileri dışarı çıkardı."
Çok kara, kapkara. Çok sert.
Bir şey için çok derin bir üzüntü duymak, bir şeyin acısını çok içinde duyumsamak.
Doğal ölçülerin çok üstünde gelişmiş, çok iri, iriyarı kimse.
Çok güzel, çok lezzetli (bir yemek).
Çok beğenip imrenmek.
Çok beğenip isteyecek duruma gelmek, imrenmek.
"Vitrindeki kızarmış tavuğu görünce ağzımın suyu aktı."
Bayılmak.
Çok sevinçten ya da çok korkudan ne yapacağını şaşırmak.
Çok korkudan veya çok sevinçten ne yapacağını şaşırmak.
Kafası çok yorulmuş olduğundan iyi...
Çok öfkelenmek, kızmak, sinirlenmek.
"Elektriği bağlanmayan adam barut kesilmiş, etrafa bağırıp duruyordu."
Çok fazla kibirli, herkese yukarıdan bakar (olmak).
"İyi ki bir araba aldı, burnu Kaf dağında bir adam olup çıktı."
Çok kibirli, herkese çok yukarıdan bakar...
Çok özler, çok arar, çok ister olmak.
Çok sinirlenmek, öfkelenmek, kızgınlık duymak.
"İnsanı dinden imandan çıkarıyorsun, yapma şu hareketleri!"
Çok sinirlenmek, öfkelenmek,"Kan başına sıçramıştı, sağa sola bağırıp duruyordu."
Çok şişman, çok yağlı.
"Birkaç ay sonra yağ tulumu olacak, şuna birisi söylese de çok yemese."