Deyimler
İletişim

"Kan gövdeyi götürmek" deyiminin anlamı nedir?

Çok kan akıtılmış olmak, çok insan öldürülmek.

"Düşmanla göğüs göğüse gelmiştik, biliyordum ki birazdan kan gövdeyi götürecek ve pek çoğumuz ölecekti."

Kan gövdeyi götürmek deyimine benzer deyimler

Ağzı süt kokmak

Çok genç ve deneyimsiz olmak.

Çok genç, toy ve tecrübesiz olmak.

"Şu ağzı süt kokan mı yarışacak benimle."

Ağzı süt kokmak

Aklı başından gitmek

Bayılmak.

Çok sevinçten ya da çok korkudan ne yapacağını şaşırmak.

Çok korkudan veya çok sevinçten ne yapacağını şaşırmak.

Kafası çok yorulmuş olduğundan iyi...

Aklı başından gitmek

Ateş kesilmek

Çok kızgın, öfkeli davranışlar göstermek.

Çok çalışkan, hareketli ve becerikli olmak.

Ateşli silâhlarla yapılan atışa son vermek.

"Taraflar ateş kesilmesine...

Ateş kesilmek

Bir ayağı çukurda olmak

Çok yaşlanmış olmak, yaşayacak çok az zamanı kalmış olmak.

"Dedemin bir ayağı çukurda, onu üzmeyin artık."

Bir ayağı çukurda olmak

Boğazı kurumak

Çok susamak, çok konuşmaktan ve bağırmaktan ötürü sesi çıkmaz olmak.

"Boğazım kurudu, bir şeyler içelim de öyle gidelim."

Boğazı kurumak

Burnu Kaf dağında (olmak)

Çok fazla kibirli, herkese yukarıdan bakar (olmak).

"İyi ki bir araba aldı, burnu Kaf dağında bir adam olup çıktı."

Çok kibirli, herkese çok yukarıdan bakar...

Burnu Kaf dağında (olmak)

Burnundan solumak

İşi başından aşkın olduğu için gözü hiçbir şey görmemek, çok öfkelenmiş olmak.

"Adam burnundan soluyor, sakın üstüne gitme, yoksa konuştuğuna pişman...

Burnundan solumak

Burnunun ucunu görmemek

İleriyi görememek, meydana geleceği açık olanı görememek.

Çok sarhoş olmak.

Çok dikkatsiz ve dalgın olmak.

"Sen ki burnunun ucunu göremeyen bir adamsın,...

Burnunun ucunu görmemek

Dünyadan elini eteğini çekmek

Bir kenara çekilip toplum ile ilişkisini kesmek, toplumun yaşayışına karışmaz olmak, daha çok ibadetle meşgul olmak ve dünya işleriyle ilgilenmez olmak.

"Bizim...

Dünyadan elini eteğini çekmek

Kan ter içinde kalmak

Çok yorgun, terli, bitkin ve perişan durumda olmak.

"Elindeki kazmayı bırakmaya niyetli değildi, kan ter içinde kalmış bedenini doğrultarak yüzüme baktı."

Kan ter içinde kalmak

Şeytanın yattığı yeri bilmek

Çok kurnaz ve açıkgöz olmak; bilinmesi, hatırlanması güç şeyleri bilmek; pek çok şeyden haberdar olmak.

"O ne tilkidir bilemezsin, şeytanın yattığı yeri bile...

Şeytanın yattığı yeri bilmek