Açığını yakalamak
Bir zayıf noktasını ele geçirmek.
Düşüncelerini, duygularını yazıya geçirmek.
Bir zayıf noktasını ele geçirmek.
Titizlikle üzerinde durmak, çok korku geçirmek, çok korkmak.
"Elbisem yırtılacak diye aklı çıkıyor."
Bir şey yapmayı düşünmek, tasarlamak.
" Gönlünden geçirmek."
Şöyle ya da böyle olabileceğini düşünmek.
Aklından geçirmek.
Çok dikkatli bakmak, inceden inceye gözden geçirmek.
"Mobilyaya ilk defa alıcı gözüyle baktı."
Çok dikkatlı bakmak, alacakmış gibi iyice gözden geçirmek.
Yürek çarpıntısı geçirmek.
Bir konuyu içinden kendi kendine tartışmak, evirip çevirip düşünmek.
Utanma, sıkılma duygularını yitirmiş bulunmak.
"Adama bak nerede soyunuyor, alnının ar damarı çatlamış anlaşılan."
Sinir krizi geçirmek, bunalıma düşmek.
Birini kendinden geçercesine sevmek, beğenmek.
"Her kan görüşünde ayılıp bayılıyor."
Aşırı derecede üzüntü ve sinir...
Geceyi açıkta, ay ışığında geçirmek.
Düşüncelerini, duygularını düzgün bir biçimde anlatamamak, güzel konuşma becerisinden yoksun olmak.
Bir konu ile ilgili duygularını, düşüncelerini belli etmemek; bildiği hâlde bilmez gibi görünmek.