Açığını yakalamak
Bir zayıf noktasını ele geçirmek.
Geceyi açıkta, ay ışığında geçirmek.
Bir zayıf noktasını ele geçirmek.
Titizlikle üzerinde durmak, çok korku geçirmek, çok korkmak.
"Elbisem yırtılacak diye aklı çıkıyor."
Bir şey yapmayı düşünmek, tasarlamak.
" Gönlünden geçirmek."
Şöyle ya da böyle olabileceğini düşünmek.
Aklından geçirmek.
Çok dikkatli bakmak, inceden inceye gözden geçirmek.
"Mobilyaya ilk defa alıcı gözüyle baktı."
Çok dikkatlı bakmak, alacakmış gibi iyice gözden geçirmek.
Yürek çarpıntısı geçirmek.
Bir konuyu içinden kendi kendine tartışmak, evirip çevirip düşünmek.
Hiç karışık, anlaşılmayacak yönü yok, hesap, ay aydınlığı kadar ( ya da gökte görülen ayın kaçı olduğu kadar) ortada, açık.
Sinir krizi geçirmek, bunalıma düşmek.
Birini kendinden geçercesine sevmek, beğenmek.
"Her kan görüşünde ayılıp bayılıyor."
Aşırı derecede üzüntü ve sinir...
Eline bir şey geçmemek, hava almak, açıkta kalmak.
Çalışması karşılığı olarak her ay belirli para alınacak bir göreve başlamak.
Çalışmasının karşılığını gündelik ya da ücret olarak almakta iken aylık yöntemiyle...
Yer yuvarlağının güneşle ay arasına girmesiylei ay yer yuvarlağının gölgesinde ışıksız kalmak.