Abayı yakmak
Çılgınca sevmek, gönül vermek, tutulmak.
Sorguya cevap vermek.
Çılgınca sevmek, gönül vermek, tutulmak.
İşleri kendi adına yürütmesi için birine tam yetki vermek.
Bir kimseye, değeri olmadığı halde değer vermek
Değeri olmadı halde değer ve önem vermek.
Bir kişiye özel adından ayrı olarak dikkati çeken durumuna, niteliğine uygun ad vermek.
Ağzının payını vermek.
Ağzının payını vermek.
Ağzının payını vermek.
Akıllara durgunluk vermek.
Karşısındakinin, beklemediği, ters, güç duruma düşürücü bir cevap vermek.
"Öyle bir cevap yapıştırdı ki hasmı donakaldı."
Bir şeyin lâyıkıyla yapılması için ne gerekiyorsa ondan kaçınmamak.
Birinin çalışmasını gereğince değerlendirmek, hakkı olan şeyi vermek.
"Çalıştırdığın...
Bir kimsenin kendisini inciten sözüne benzer şekilde cevap vermek.
"Benim söz altında kalacağımı sanıyordu."