Ağzını havaya (poyraza) açmak
Elindeki fırsatı kaçırdıktan sonra boş yere bir şeyler elde etmeyi ummak.
Umduğunu elde edememek, fırsatı kaçırdıktan sonra boş yere beklemek.
"Evi o zaman...
Benimsememek, kabul edememek.
Elindeki fırsatı kaçırdıktan sonra boş yere bir şeyler elde etmeyi ummak.
Umduğunu elde edememek, fırsatı kaçırdıktan sonra boş yere beklemek.
"Evi o zaman...
Aklın kabul edeceği.
Yaptığı her işi herkes kabul etmek zorunda: İstemediği işi yapmayacak, istediğini yapacaktır.
"Astığı astık"
Giriştiği işte istediği sonucu elde edememek.
Umduğunu ele geçirememek, beklediğini elde edememek.
Verilen az şeyi çok gibi, gönül hoşluğu ile kabul etmek.
Verilen şey, armağan az ya da küçük de olsa, çokmuş, büyükmüş, değerliymiş gibi kabul etmek.
Ayrı ayrı görüşler savunan iki kişiden her biri, kendi görüşü yanlış çıkarsa ötekine bir şey vermeyi kabul etmek.
Görüşünde veya iddiasında haklı çıkacak tarafa bir şey verilmesini kabul eden sözlü anlaşma yapmak.
"Erken kalkmak konusunda onunla bahse girdik."
Çok fazla sevinmek.
Dengesiz hareketlerde bulunmak, durumunu kontrol edememek, şaşkınlıktan nerede olduğunu bilememek.
"Eşinin ölümünden sonra bastığı yeri...
Hak dini olan İslâm`ı kabul etmek.
En sonunda doğruyu söylemek.
Önceden kabul etmediği şeyi sonradan kabul edip uymak.
"İmana gel, tövbe et ki öbür dünyada...
İçinde cinlerin olduğu kabul edilen bina ya da yer.
Kendisinde bazı gizli güçlerin olduğu sanılan, tehlikeli kabul edilen kimse.
"O eski ev tekin değil...