Deyimler
İletişim

"İçine yedirememek" deyiminin anlamı nedir?

Benimsememek, kabul edememek.

İçine yedirememek deyimine benzer deyimler

Ağzını havaya (poyraza) açmak

Elindeki fırsatı kaçırdıktan sonra boş yere bir şeyler elde etmeyi ummak.

Umduğunu elde edememek, fırsatı kaçırdıktan sonra boş yere beklemek.

"Evi o zaman...

Ağzını havaya (poyraza) açmak

Attığı attık, tuttuğu tuttuk

Yaptığı her işi herkes kabul etmek zorunda: İstemediği işi yapmayacak, istediğini yapacaktır.

"Astığı astık"

Attığı attık, tuttuğu tuttuk

Avucunu yalamak

Umduğunu ele geçirememek, beklediğini elde edememek.

Avucunu yalamak

Azı çoğa saymak

Verilen şey, armağan az ya da küçük de olsa, çokmuş, büyükmüş, değerliymiş gibi kabul etmek.

Azı çoğa saymak

Bahis tutuşmak. (Bahse girişmek)

Ayrı ayrı görüşler savunan iki kişiden her biri, kendi görüşü yanlış çıkarsa ötekine bir şey vermeyi kabul etmek.

Bahis tutuşmak. (Bahse girişmek)

Bahse girmek

Görüşünde veya iddiasında haklı çıkacak tarafa bir şey verilmesini kabul eden sözlü anlaşma yapmak.

"Erken kalkmak konusunda onunla bahse girdik."

Bahse girmek

Bastığı yeri bilmemek

Çok fazla sevinmek.

Dengesiz hareketlerde bulunmak, durumunu kontrol edememek, şaşkınlıktan nerede olduğunu bilememek.

"Eşinin ölümünden sonra bastığı yeri...

Bastığı yeri bilmemek

İmana gelmek

Hak dini olan İslâm`ı kabul etmek.

En sonunda doğruyu söylemek.

Önceden kabul etmediği şeyi sonradan kabul edip uymak.

"İmana gel, tövbe et ki öbür dünyada...

İmana gelmek

Tekin değil

İçinde cinlerin olduğu kabul edilen bina ya da yer.

Kendisinde bazı gizli güçlerin olduğu sanılan, tehlikeli kabul edilen kimse.

"O eski ev tekin değil...

Tekin değil