Deyimler
İletişim

"Attığı attık, tuttuğu tuttuk" deyiminin anlamı nedir?

Yaptığı her işi herkes kabul etmek zorunda: İstemediği işi yapmayacak, istediğini yapacaktır.

"Astığı astık"

Attığı attık, tuttuğu tuttuk deyimine benzer deyimler

Ağırdan almak

Gizli bir amaçla bir işten yavaş davranmak, işi savsaklamak, yapmaya gönülsüz davranmak, işi yapmak için isteksizce davranma ve gereken sürede bitirmemek.

Ağırdan almak

Ağzına tat bulaşmak

Yaptığı işten yararlandığı için hep aynı işi yapıp aynı sonucu elde etmek istemek.

Ağzına tat bulaşmak

Arada çıkarmak

Öteki işler arasında bir işi de yapıvermek.

Yapılmakta olan işler arasından işi de yapıvermek.

Arada çıkarmak

Arkasını sıvamak

İltifat etmek, okşamak, övmek, birisini bu yolları kullanarak bir işe sevk etmek.

"Arkasını sıvayarak yaptırıyorum her işi bu çocuğa."

Arkasını sıvamak

Başına dolamak

İçinden çıkılması zor bir işi birine musallat etmek.

"Bu işi benim başıma dolayanlar, dilerim hiçbir zaman onmazlar!"

Başına dolamak

Başından atmak

Gereksiz görülen bir bağlılığa, bir ilişkiye son vermemek; bir istekte bulunan kişiyi yanından uzaklaştırmak.

Yapılması zor bir işi yapmaktan kendini kurtarmak...

Başından atmak

Çocuk oyuncağı hâline getirmek

Bir işi sık sık değiştirip verilmesi gereken önemde ele almamak, küçümsenir duruma getirip değerinden düşürmek.

"Ne biçim adamlarsınız siz, bu güzel işi çocuk...

Çocuk oyuncağı hâline getirmek

Dipsiz kile boş ambar

Para, mal tutamayanın durumunu ya da verimsiz, sonuçsuz bir işi anlatmak için kullanılır.

"Memurların işi tam anlamıyla dipsiz kile boş ambar, sıfıra sıfır...

Dipsiz kile boş ambar

Gözü kesmek

Bir işi yapabilme konusunda başkalarına ve kendisine güvenmek.

"Onca işi yapmaya gözün kesiyor mu?"

Gözü kesmek

İşi bitmek

Hâli, gücü kalmamak.

Yaptığı işi sona ermek.

"Git de bak, babanın işi bitmiş mi?"

İşi bitmek

İşi iş olmak

İşi yolunda, iyi olmak; hâlinden memnun bulunmak.

"İşi iş herifin, baksana yan gelip yatıyor her gün."

İşi iş olmak