Deyimler
İletişim

"Bahse girmek" deyiminin anlamı nedir?

Görüşünde veya iddiasında haklı çıkacak tarafa bir şey verilmesini kabul eden sözlü anlaşma yapmak.

"Erken kalkmak konusunda onunla bahse girdik."

Bahse girmek deyimine benzer deyimler

Acısı içine çökmek

Bir şey için çok derin bir üzüntü duymak, bir şeyin acısını çok içinde duyumsamak.

Acısı içine çökmek

Bam teline basmak

Bir kimseyi, duyarlılık gösterdiği konuda kızdıracak söz söylemek, öfkelendirecek bir şey yapmak.

"Bir insanı delirtmek mi istiyorsun? Onun bam teline...

Bam teline basmak

Başından atmak

Gereksiz görülen bir bağlılığa, bir ilişkiye son vermemek; bir istekte bulunan kişiyi yanından uzaklaştırmak.

Yapılması zor bir işi yapmaktan kendini kurtarmak...

Başından atmak

Başını ağrıtmak

Bir yığın gereksiz sözlerle bir kimseyi sıkıp yormak.

Bir iş, bir kimseyi rahatsız edip uğraştırmak.

Gereksiz sözlerle birini bunaltmak.

Bir iş için birini...

Başını ağrıtmak

Baş vurmak

Müracaat etmek, bir işin yapılmasını bir kimse veya kuruluştan istemek.

Bilgi edinmek üzere bir kaynağa bakmak, bir kimseye danışmak.

"Vakit geçirmeden...

Baş vurmak

Beyni bulanmak

Sersemlemek, rahat düşünemez olmak.

Bir işin oluş biçiminden kötü bir şey sezinleyerak kuşkulanıp huzuru kaçmak.

Sersemlemek, sağlıklı düşünemez olmak.

Kötü...

Beyni bulanmak

Beynine (kafasına) girmek

Bir düşünce, kişinin aklına uygun gelmek.

Belirtilen bir şeyi öğrenmek, ezberlemek.

Bir kişiyi bir şey yapmaya kandırmak.

Beynine (kafasına) girmek

Bir taşla iki kuş vurmak

Bir davranışla iki veya birden çok yararlı sonuç elde etmek, bir girişimle iki iş yapmak.

"Anladım amacını, bir taşla iki kuş vurmak."

Bir taşla iki kuş vurmak

Dilinin altında bir şey olmak

Bir kimsenin sözlerinden açıkça söylemediği bir şeyler olduğu anlaşılmak.

"Dilinin altında bir şey olduğunu biliyorum ama bir türlü söyletemiyorum."

Dilinin altında bir şey olmak

Hakkı geçmek

Birisinin payından bir başkası almış olmak.

Bir şeyde veya bir kimsede emeği bulunmak.

"Komşumun çok hakkı geçmiştir bana, onunla mutlaka helâlleşmeliyim."

Hakkı geçmek

Halt etmek

Yakışıksız davranmak, uygunsuz bir söz söylemek veya kötü bir şey yapmak.

"Halt etmişsin, bir de utanmadan anlatıyorsun."

Halt etmek

Yüzünü ağartmak

Yakınlarının övünç duymasına neden olacak beğenilir bir iş yapmak.

Yakın çevresinin övünç duymasına neden olacak bir iş yapmak veya başarı...

Yüzünü ağartmak