Abdal dili dökmek
Bir kimseden, yardakçı diliyle bir şey istemek, yada da bu dille birisine yaranmaya çalışmak.
Birisine sezdirmeden içten içe gülmek, eğlenmek.
Bir kimseden, yardakçı diliyle bir şey istemek, yada da bu dille birisine yaranmaya çalışmak.
Düşündüğünü hiçbir art niyet gütmeden, açıkça ve içtenlikle söyleyen, içi dışı bir, içten, içi temiz.
Bir kişinin bildiği şeyleri, ustalıklı konuşmalarla, ona sezdirmeden öğrenmek.
Birisine en büyük kötülüğü yapmak.
Birisine çıkar sağlama sözü vermek (ya da bu yolu göstermek).
Birisine asılıp durmak, sürekli olarak bir şey istemek.
Birinin içine düştüğü duruma belli etmeden gülmek, sevindiğini belli etmeyerek onunla eğlenmek, içinden onunla alay etmek.
"Ayşe`nin kırdığı pot karşısında...
Birisine karşı saygı ve bağlılık gösterisi olarak başını öne eğmek.
"Baş eğmek."
Birisine yapılması çok zor, hemen hemen yapamayacağı bir işi yaptırmaya çalışmak.
"Senin yaptığın deveye hendek atlatmak, bırak şu garibin yakasını."
Hiçbir şeye aldırmadan gönlünce gezip eğlenmek, şurada burada oynayıp zıplamak.
Uyanık, dikkatli olmak.
Birisine bilgiler vererek görüşünü genişletmek.
"Gözünü aç, işini kimseye kaptırma."
Aşırı ölçüde gülmek, çok gülmekten halsiz düşmek.
"Ne matrak adamdı, hareketlerine gülmekten kırıldık hepimiz."