Aç karnına
Hiçbir şey yemeden, mide henüz boşken, aç açına, aç olarak.
Uyanık, dikkatli olmak.
Birisine bilgiler vererek görüşünü genişletmek.
"Gözünü aç, işini kimseye kaptırma."
Hiçbir şey yemeden, mide henüz boşken, aç açına, aç olarak.
Aç ve çaresiz bir durumda olmak.
İyi bir rastlantıyla uzmanı olan kimseye verilmiş olmak.
Unutulmak, adı anılmaz olmak.
Artık adı hiç anılmaz olmak, unutulup gitmek.
Bir düşüncesini bir kimseye birçok kez söylemiş olmak.
Çok genç ve deneyimsiz olmak.
Çok genç, toy ve tecrübesiz olmak.
"Şu ağzı süt kokan mı yarışacak benimle."
Anlayabileceği şey, dikkatinden kaçmış olmak, dalgınlıktan anlayamamış olmak.
Kendi sermayesi olmadığı hâlde, birinden aldığını ötekine, ötekinden aldığını bir başkasına vererek işini yürütmek.
Uydurma olmak, yalan olmak, gerçek olmamak, doğru olmamak, asılsız olmak.
Bir kenara çekilip toplum ile ilişkisini kesmek, toplumun yaşayışına karışmaz olmak, daha çok ibadetle meşgul olmak ve dünya işleriyle ilgilenmez olmak.
"Bizim...
Bir hileye düşmemek, aldanmamak için çok dikkatli olmak.
"Gözünü dört aç da kuru odun yerine yaş odun koymasınlar."
Senli benli olmak ve birbirinden çekineceği kalmamak, aradaki mesafe kalkmış olmak, lâubalileşmiş olmak.
"İyice yüz göz olduk, beni artık dinlemiyorlar."