Açık alınla
Alnı açık olarak.
Devlet dairesi.
"Hükümet kapıları halka açık kılınmalıdır."
Alnı açık olarak.
Gözü açık.
Açık yürekli.
Herkesin ayıplayacağı ölçüde açık.
Çok açık ve belirli olarak.
Çok açık olarak, hiç kimseden gizlemeden.
Gerçeği söylemekten çekinmeyen, her şeyi açık açık söyleyen.
Üstü kapalı sözcüklerle değil, herkesin bildiği açık adıyla.
Açık olarak söylememek, belirli konuşmamak.
"Lütfen lafı ağzında geveleme de ne söyleyeceksen söyle, çok işim var."
Herhangi bir ayıbı, çekinecek bir durumu olmamak, iffetli ve şerefli olmak.
"İşte alnı açık yüzü ak meydandayım; çıksınlar karşıma."
Hileci, kurnaz, çok açık göz, çıkarcı, hin oğlu hin.
"Adam anasının gözü, iki dakikada bitiriverdi işi."
Çok kurnaz, dalavereci, çıkarcı, hileci, düzenci.
Hiçbir şeyden çekinmeden, sözü eğip bükmeden, dosdoğru, açık açık konuşmak.
"Dobra dobra konuşan insanları severim."