Açıktan Açığa
Çok açık olarak, hiç kimseden gizlemeden.
Çok açık ve belirli olarak.
Çok açık olarak, hiç kimseden gizlemeden.
Açık olarak söylememek, belirli konuşmamak.
"Lütfen lafı ağzında geveleme de ne söyleyeceksen söyle, çok işim var."
Çok genç ve deneyimsiz olmak.
Çok genç, toy ve tecrübesiz olmak.
"Şu ağzı süt kokan mı yarışacak benimle."
İnanç ve ibadette birbirlerinden ayrılmayan ve bu kardeşliği ahirette de sürdüreceklerini düşünen kadınlar.
Dünya ve ahiret işlerinde birbirlerinden ayrılmayan...
Bayılmak.
Çok sevinçten ya da çok korkudan ne yapacağını şaşırmak.
Çok korkudan veya çok sevinçten ne yapacağını şaşırmak.
Kafası çok yorulmuş olduğundan iyi...
Bir şeyi devamlı olarak düşünmek, bir fikre sürekli olarak zihninde yer vermek ve zihni onunla meşgul etmek.
"Onu niçin kırdım, aklıma takıldı düşünüp...
Az zamanda çok para kazanan ve işinde çok çabuk ilerleyenler için söylenir.
"Cenab-ı Hak bir kimseyi zengin etmek isterse ona, `yürü ya kulum` demesi yeter."
Hileci, kurnaz, çok açık göz, çıkarcı, hin oğlu hin.
"Adam anasının gözü, iki dakikada bitiriverdi işi."
Çok kurnaz, dalavereci, çıkarcı, hileci, düzenci.
Çok kızgın, öfkeli davranışlar göstermek.
Çok çalışkan, hareketli ve becerikli olmak.
Ateşli silâhlarla yapılan atışa son vermek.
"Taraflar ateş kesilmesine...
Çok az fark olarak, kararlaştırılmak istenen sayıdan, ölçüden bir miktar az veya çok olarak.
"Beş aşağı beş yukarı bir kg. çeker bu tavuk."
Kişiyi kendi görüş ve düşüncelerinden ayırıp başka bir görüş ve düşünceyi benimser duruma getirmek.
Bir insanı, kendine özgü düşünce ve dünya görüşüne...
İleriyi görememek, meydana geleceği açık olanı görememek.
Çok sarhoş olmak.
Çok dikkatsiz ve dalgın olmak.
"Sen ki burnunun ucunu göremeyen bir adamsın,...