Ağız sulandırmak
İmrenmesine yol açmak, imrendirmek.
Günah işlemesine yol açmak, dinin buyrukları dışına çıkmasına zemin hazırlamak.
"Kes sesini de bizi günaha sokma."
İmrenmesine yol açmak, imrendirmek.
Hile, kötü bilmeyen; hak yol üzerinde olan, Allah`a ibadette kus dini bütün kimse.
"Allah adamı olmalısın dünya da, hem de ahrette iyilik görebilesin."
Birbirimizden ayrılmayacağız, işler iyi de gitse, kötü de gitse hep birlikte yapacağız, beraberliği bozmayacağız.
"Bu toprağı yalnız ben mi atacağım, hayır...
Öteki işler arasında bir işi de yapıvermek.
Yapılmakta olan işler arasından işi de yapıvermek.
Tehlikeli kişiyi incitip kışkırtmak onun kendisine saldırmasına yol açmak.
Verilen bir görevi ağırdan yapmak.
Bir yerden ayrılmak üzere bulunmak.
Ölmek üzere olmak.
Halk inanışına göre birinin gelmesi, ardından başkalarının da...
"Ha öyle ha böyle, ikisi de bir; hangi yolu seçersek seçelim aynı sonuca varır" anlamında kullanılır.
Hangi yol yeğlenirse yeğlensin, aynı sonuca varıyor. Ha...
Uğradığı zarara, felakete sesini çıkarmadan katlanmak.
"Evi yıkılan Hasan bağrına taş basmaktan başka bir yol bulamadı."
Uğraştırıcı ve üzücü bir işin çıkmasına yol açmak.
"Bırak o bıçağı elinden, hiç yoktan başına iş açacaksın."
Anlaşmazlığa yol açacak işler yapmak, kavgaya yol açmak.
Yeni bir yol yapmak.
Herhangi bir sebepten ötürü kapanmış yolu açmak, geçilir duruma getirmek.
Birinin geçmesi için kenara çekilip geçme önceliği tanımak.
Bir...
Birini utandırıp yüzünün kızarmasına yol açmak.
"Onun utanacağı sözleri söyleyip de yüzünü kızartmadan duramaz mısın sen?"