Deyimler
İletişim

"Anca beraber, kanca beraber" deyiminin anlamı nedir?

Birbirimizden ayrılmayacağız, işler iyi de gitse, kötü de gitse hep birlikte yapacağız, beraberliği bozmayacağız.

"Bu toprağı yalnız ben mi atacağım, hayır arkadaşlar; haydi anca beraber, kanca beraber."

Anca beraber, kanca beraber deyimine benzer deyimler

Adı çıkmak dokuza, inmez sekize

Bir kimsenin adı bir kez iyi ya da bir kez kötü tanındıktan sonra, bu genel kanı kolay kolay değişmez, kişi bir konu ünlendi mi o ün sürüp gider.

Adı çıkmak dokuza, inmez sekize

Arada çıkarmak

Öteki işler arasında bir işi de yapıvermek.

Yapılmakta olan işler arasından işi de yapıvermek.

Arada çıkarmak

Battı balık yan gider

Durum kötü. Düzelmez de. Bıraktım ipin ucunu.

"İşlerin kötü gittiğine, düzelmeyeceğine, bu konuda da umut kalmadığına göre artık istenildiği gibi...

Battı balık yan gider

Canı yok mu? (Falancanın)

Falanca, bu sıkıntıya nasıl dayanıyorsa sen de dayanmalısın.

Falancaya bu denli zor bir iş yaptırmak acımasızlıktır.

Canı yok mu? (Falancanın)

Çuhasını giymedikse kenarını kuşandık

O güzel şeyin yabancısı değilim. Benzerlerini ben de kullandım.

Bu konuda benim de kendi çapımda bilgim, tecrübem vardır.

Çuhasını giymedikse kenarını kuşandık

Eyere de gelir semere de

Her işe uyar, her işe yarar, ince işler için de kaba işler için de kullanılabilir.

Eyere de gelir semere de

Hâle yola koymak

Düzenlemek, tertiplemek, iyi işler bir duruma getirmek.

"Hele şu işleri bir hâle yola koyalım, o zaman tatilini de düşünürüz."

Hâle yola koymak

Hem kel hem fodul

"Bu kadar kusuruna, bu yeteneksizliğine rağmen bir de övünüyor, üstünlük taslıyor" anlamında kullanılır.

Hem kel hem fodul

Kapı dışarı etmek

Kovmak, dışarı atmak.

"Ben de bu evin insanıyım, beni kapı dışarı edemezsiniz!"

Kapı dışarı etmek

Kara gün dostu

Yalnız iyi günlerde değil sıkıntılı, üzücü, düşkünlük günlerinde de insanın yardımına koşan, dostunu yalnız bırakmayan kimse.

Kara gün dostu

Kendine yontmak

Ortaya çıkan fırsattan yararlanıp başkalarını düşünmeyerek hep kendi çıkarını sağlayacak yönde hareket etmek.

"Hep kendine yontma, biraz da bizi düşün, biz de...

Kendine yontmak

Yakasına yapışmak

Hesap sormak ya da bir şey istemek için tutup bırakmamak.

"Beni de götüreceksin diye yakama yapıştı, ben de getirmek zorunda kaldım."

Yakasına yapışmak