Deyimler
İletişim

"Göz kırpmak" deyiminin anlamı nedir?

Karşısındakine göz kapağını açıp kapatarak işaret vermek, bu şekilde meramını anlatmaya çalışmak; bir şeyi onayladığını ya da doğru olmadığını gözünü açıp kapayarak belirtmek.

"Kalabalık içinde birbirlerine göz kırparak gülümsediler."

Göz kırpmak deyimine benzer deyimler

Adı çıkmak dokuza, inmez sekize

Bir kimsenin adı bir kez iyi ya da bir kez kötü tanındıktan sonra, bu genel kanı kolay kolay değişmez, kişi bir konu ünlendi mi o ün sürüp gider.

Adı çıkmak dokuza, inmez sekize

Ağıt yakmak

Sevilen birinin ölümü ya da toplumca uğranılan bir acı dolayısıyla ağıt özelliği taşıyan bir şiir yazmak ya da böyle olaylarla ilgili olarak ağıt söylemek.

Ağıt yakmak

Başına çalmak

Bir şeyi sert, öfkeli ve kızgın bir davranış içinde vermek.

"Al da başına çal bu sapı kırık küreği."

Başına çalmak

Başından atmak

Gereksiz görülen bir bağlılığa, bir ilişkiye son vermemek; bir istekte bulunan kişiyi yanından uzaklaştırmak.

Yapılması zor bir işi yapmaktan kendini kurtarmak...

Başından atmak

Başını ağrıtmak

Bir yığın gereksiz sözlerle bir kimseyi sıkıp yormak.

Bir iş, bir kimseyi rahatsız edip uğraştırmak.

Gereksiz sözlerle birini bunaltmak.

Bir iş için birini...

Başını ağrıtmak

Başını boş bırakmak

Bir kişiyi ya da bir şeyi denetimsiz, kendi haline bırakmak.

Denetimsiz, yalnız ve serbest bırakmak.

"Bu çocuğun başını boş bırakma, yoksa başı belâya girecek."

Başını boş bırakmak

Bozum olmak

Bir sözü ya da davranışı iyi karşılanmadığı için utanmak, utanacak duruma düşmek.

"Onun düşüncesinin hiç de doğru olmadığını söylediğim zaman amma da bozum...

Bozum olmak

Canına okumak

Bir kimseye büyük bir zarar vermek, kötülük etmek.

İyi bir şeyi kötü hâle getirmek, heder etmek, harcamak.

"Yeni aldığım oyuncağın canına okudu bir günde."

Canına okumak

Gönlünden kopmak

Birine iyilik yapma ya da bir şeyi verme isteği, içinde aniden doğuvermek.

"Gönlünden kopanı vermek kadar güzel bir şey olamaz."

Gönlünden kopmak

Göz gezdirmek

Derinlemesine incelemeden okumak.

Bir şeyi, bir yeri pek fazla dikkat etmeden çabucak incelemek.

"Raftaki mallara şöyle bir göz gezdirip çıkalım."

Göz gezdirmek

Hesaba katmak (almak)

Bir işi yaparken ya da yürütürken bir başka şeyi de göz önünde bulundurmak.

"Hasan`ı da hesaba katalım, az zorluk çıkarmayacaktır bize."

Hesaba katmak (almak)

Kaş göz etmek

Kaş ve göz hareketleriyle bir işaret vermeye, istediğini bu yolla anlatmaya çalışmak.

"Kalabalıkta kaş göz ederek Hasan`ı çağırmayı düşündü."

Kaş göz etmek