Ağzının mührü ile
Oruçlu olarak
(Bir şey) Ağzı açılmamış olarak.
Gözleri olumsuz düşüncelerle dolu olarak bakmak.
Oruçlu olarak
(Bir şey) Ağzı açılmamış olarak.
Bir şeyi devamlı olarak düşünmek, bir fikre sürekli olarak zihninde yer vermek ve zihni onunla meşgul etmek.
"Onu niçin kırdım, aklıma takıldı düşünüp...
Seyrek olarak,
"Ara sıra".
Seyrek olarak, ara sıra, zaman zaman.
Bir yeri sürekli çıkar kaynağı olarak sömürmek.
Bir yeri sürekli çıkar kaynağı olarak kullanmak, sömürmek.
"Batılılar ülkemizi arpalık yaptılar âdeta."
Yaklaşık olarak, hemen hemen, tam değil de tama yakın.
"Aşağı yukarı on kilo gelir bu yük."
Yaklaşık olarak, hemen hemen, tama yakın.
Çalışması karşılığı olarak her ay belirli para alınacak bir göreve başlamak.
Çalışmasının karşılığını gündelik ya da ücret olarak almakta iken aylık yöntemiyle...
Şaka olarak aldatmak.
Şaka olarak aldatmak, muziplik etmek.
Çok az fark olarak, kararlaştırılmak istenen sayıdan, ölçüden bir miktar az veya çok olarak.
"Beş aşağı beş yukarı bir kg. çeker bu tavuk."
Umutsuz olarak girişilen bir iş, iyi sonuç vermek; doğruluğuna inanmadan söylediği söz gerçek çıkmak.
"Hayatımızın boş atıp dolu tutmak diye bir ilkesi olamaz."
Son hızla (süvari ve at arabası için).
Önüne geçilemeyecek biçimde, çok fazla olarak.
"Kinlerimizi dolu dizgin salıverdik düşmanın üstüne."
Ağlayacak gibi olmak, göz pınarlarına yaş yürümek.
"Hiç beklemediği bir anda beni karşısında görünce gözleri dolu dolu oldu."
Herhangi bir sebepten, acı ya da üzüntüden dolayı lokmasını yutamamak, yiyememek.
"Ağzında lokmalar büyümeye başladı, gözleri dolu dolu oldu."