Aç doyurmak
Yoksulları, açları beslemek, onlara yardım etmek.
Yoksulları koruyup gözeten, onlara yardım elini uzatan, elden geldiğince yardım etmeyi seven kimse.
Yoksulları, açları beslemek, onlara yardım etmek.
Birine yol gösteren, akıl öğreten kimse.
Herkese akıl öğretmeye meraklı kimse.
"Lütfen akıl hocalığı yapmaya kalkma, biz işimizi senden iyi biliriz."
Yardım istiyorsun ama yapamam.
Aman diyecek gücü kalmamak.
Yardım dileyecek kimse bulamamak..
Kimsenin yardım edemeyeceği yönünü bulup saldırmak.
İşleri yolunda gitmek, şansı açılmak, şansı yardım etmek.
Araya girerek bir işin olmasına yardım etmek.
Yardım istemek, dilenmek, para istemek ya da ister duruma düşmek.
İstediği yardım gelmeyince kendi işini kendi yapmak durumunda kalmak.
"O her zaman kendi göbeğini kendisi kesmiş, kimseden yardım beklememiştir."
Güç bir duruma düşmek, çıkmaza girmek.
"Şimdi şapa oturduk işte, yardım alacak kimse de yok ortalıkta."
Sızlanıp şikâyet etmek, derdini döküp durmak.
"Çoluk çocuk açtı, kimse yardım elini de uzatmıyordu, birine de yanıp yakılmayı bir türlü kendine yediremiyordu."
"Hiçbir yerden yardım alma umudu kalmadı, bütün kapılar kapalı, yardım imkânları ortadan kalktı, kime baş vurdumsa elim boş döndüm" anlamında çaresizliği...