Ağıt yakmak
Sevilen birinin ölümü ya da toplumca uğranılan bir acı dolayısıyla ağıt özelliği taşıyan bir şiir yazmak ya da böyle olaylarla ilgili olarak ağıt söylemek.
Yardım istemek, dilenmek, para istemek ya da ister duruma düşmek.
Sevilen birinin ölümü ya da toplumca uğranılan bir acı dolayısıyla ağıt özelliği taşıyan bir şiir yazmak ya da böyle olaylarla ilgili olarak ağıt söylemek.
Bir şeye değerinden çok para istemek, olmayacak bir istekte bulunmak.
"Senin istekli olduğunu duydu adam, şimdi gidersen anasının nikâhını isteyecek o...
Yararlanılacak şeyde kendisine ortak ya da rakip olacak kimseler ortadan çekilmek.
Yararlanılacak şeyde kendisine ortak ya da rakip olacak kimseler ortadan...
Yardım ya da para ister bir duruma düşürmek.
Çalışması karşılığı olarak her ay belirli para alınacak bir göreve başlamak.
Çalışmasının karşılığını gündelik ya da ücret olarak almakta iken aylık yöntemiyle...
Bir sözü ya da davranışı iyi karşılanmadığı için utanmak, utanacak duruma düşmek.
"Onun düşüncesinin hiç de doğru olmadığını söylediğim zaman amma da bozum...
Büyük bir tehlikeyi göze alarak bir işe girişmek.
Çok fazla para koyarak kumar oynamak.
"Büyük oynadım, ya kaybedeceğim, ya da kazanacağım."
Herhangi bir şeye sahip olmayı, ya da herhangi bir şeye erişmeyi çok istemek.
"Top oynamaya can atıyordu."
Sabrı kalmamak, bir sıkıntıya dayanamaz duruma gelmek.
"Canıma tak dedi artık, ya yaptıklarına son verirsin ya da burayı terkedersin!"
Bir kimsenin manevî desteğini istemek.
Varlıklı, sözü geçer bir kimseden yardım ve himaye istemek.
"Korkudan annesinin eteğine yapıştı."
Hâlen bulunduğu durumdan daha yüksek bir duruma ya da mevkiye çıkmak istemek, böyle bir amacı gütmek.
"Bundan böyle küçük şeylerle yetinme, gözün yükseklerde...
Bir iş yapmak için ilgili kişiden gün ayırmasını; belirli bir tarih tespit etmesini istemek, randevu almak.
Yaşını bitirip daha sonraki yılın bir ya da birkaç...