Ağzı kara
Hep kötü haberler veren.
Hep yüksek şeylerden dem vuran.
Hep kötü haberler veren.
Yaptığı işten yararlandığı için hep aynı işi yapıp aynı sonucu elde etmek istemek.
Olumsuz, kötü şeylerden bahsedenlere karşı
"ağzını hayra aç" anlamında söylenir.
"Bugün kötü şeyler mi bekliyorsun? Ağzından yel alsın, o ne biçim beklenti?"
Hep onun sözünü etmek.
Satacağı nesneye yüksek fiyat istiyor.
Dünya işlerinden el çekip hep ibadetle vakit geçiren kişi.
Gurur ve kibre kapılmayıp kendini olduğundan daha aşağı düzeyde sayma, başkalarından yüksek görmeme durumu.
"İnsanı insan yapan vasıflardan biri de alçak...
Yüksek sesle feryat etmek.
Birbirimizden ayrılmayacağız, işler iyi de gitse, kötü de gitse hep birlikte yapacağız, beraberliği bozmayacağız.
"Bu toprağı yalnız ben mi atacağım, hayır...
Utanma, namus denilen şeylerden sıyrılmış.
Ortaya çıkan fırsattan yararlanıp başkalarını düşünmeyerek hep kendi çıkarını sağlayacak yönde hareket etmek.
"Hep kendine yontma, biraz da bizi düşün, biz de...
Yüksek sesle konuşmak.
Meydan okurcasına sert konuşmak.
Yapılması güç şeyleri yapacakmış gibi abartılı konuşmak.
"Bu adam yüksek perdeden konuşmaya bayılıyor."