Deyimler
İletişim

"Ağzından düşürmemek" deyiminin anlamı nedir?

Hep onun sözünü etmek.

Ağzından düşürmemek deyimine benzer deyimler

Ağzına tat bulaşmak

Yaptığı işten yararlandığı için hep aynı işi yapıp aynı sonucu elde etmek istemek.

Ağzına tat bulaşmak

Arkadan vurmak

Kendisine inanan, güvenen bir kimseye gizlice kötülük etmek.

"Onun beni arkamdan vuracağı hiç aklıma gelmezdi."

Arkadan vurmak

Arkasını sıvamak

İltifat etmek, okşamak, övmek, birisini bu yolları kullanarak bir işe sevk etmek.

"Arkasını sıvayarak yaptırıyorum her işi bu çocuğa."

Arkasını sıvamak

Babanın canı için

Ölmüş olan babanın ruhunu şad etmek için (bana şu iyiliği yap).

Birinden bir iyilik yapılması istenirken

"bu iyiliği, ölmüş olan babanın ruhunu hoşnut etmek...

Babanın canı için

Başına çorap örmek

Bir kimseye, haberi olmadan, kötü duruma sokucu davranışta bulunmak, alt etmek için gizlice plân kurmak.

"Onun başına bir çorap örecekler diye korkuyorum."

Başına çorap örmek

Burnu sürtülmek

Ilımlı bir yol seçip gururundan vazgeçmek, sıkıntı çektikten sonra daha önce beğenmediği bir durumu kabul etmek.

"Onun da burnunun sürtülmesine az kaldı, kısa...

Burnu sürtülmek

Canına okumak

Bir kimseye büyük bir zarar vermek, kötülük etmek.

İyi bir şeyi kötü hâle getirmek, heder etmek, harcamak.

"Yeni aldığım oyuncağın canına okudu bir günde."

Canına okumak

Ensesinde boza pişirmek

Sıkıştırıp tedirgin etmek, eziyet etmek.

"İşlerin yavaş gittiğini gören patron işçilerin ensesinde boza pişirmeye başladı."

Ensesinde boza pişirmek

Hoş beş etmek

Şundan bundan konuşarak sohbet etmek.

"O iki ihtiyar kadın hoş beş etmek için yaratılmışlar sanki."

Hoş beş etmek

İçine doğmak

Malûm olmak, bir işin olduğunu ya da olacağını sezinlemek, tahmin etmek.

"Onun bize geleceği sanki içime doğmuştu."

İçine doğmak

Kendine yontmak

Ortaya çıkan fırsattan yararlanıp başkalarını düşünmeyerek hep kendi çıkarını sağlayacak yönde hareket etmek.

"Hep kendine yontma, biraz da bizi düşün, biz de...

Kendine yontmak

Teslim olmak

Kendinden üstün bir güç karşısında yenilgiyi kabul etmek, mücadeleden vazgeçmek.

Kendini teslim etmek, birtakım ellere bırakmak.

"Teslim olursan kılına...

Teslim olmak