Ağzı havada
Hep yüksek şeylerden dem vuran.
Utanma, namus denilen şeylerden sıyrılmış.
Hep yüksek şeylerden dem vuran.
Olumsuz, kötü şeylerden bahsedenlere karşı
"ağzını hayra aç" anlamında söylenir.
"Bugün kötü şeyler mi bekliyorsun? Ağzından yel alsın, o ne biçim beklenti?"
Öyle arsız ki yüzünde hiçbir utanma belirtisi görülmez.
Utanma, sıkılma duygularını yitirmiş bulunmak.
"Adama bak nerede soyunuyor, alnının ar damarı çatlamış anlaşılan."
Utanma, namus duygularından uzaklaşmış ve kötü yola sapma durumuna gelmiş.
Başka şeylerden ayrı, yalnız o yeter olarak.
En küçük şeylerden alınmak.
Çok alıngan olmak, en küçük şeylerden bile alınmak.
"Seninle konuşmak imkânsız, buluttan nem kapıyorsun çünkü."
İhtiyacı olduğu hâlde arayıp da bulamadığı şeylerden saymak.
"Yalnızca su mu? Canıma minnet, çabuk ver."
Önemli gibi görünen şeylerden önemsiz bir sonuç çıkması durumunda söylenir.
Namus konusunda gerekli olan titizliği göstermeyen, kadın-erkek ilişkilerinde dini kaidelere aldırış etmeyen, iffetsizliğe meydan veren, geniş davranan.
Namusunu, şerefini, itibarını korumak için katlanılan sıkıntılı durum, kabullenilen zarar ziyan.
"Namus belâsına az kaldı canından oluyordu delikanlı."