Açık bono vermek
Bir kimseye istediği gibi davranma yetkisi tanımak.
Çörçöpten yapılmış gibi, dayanıksız, çürük, uydurma.
Bir kimseye istediği gibi davranma yetkisi tanımak.
Yoksulluk, utangaçlık, suçsuzluk gibi nedenlerle insanalr arasında karışmaya yüzü olamamak.
Sözde durumu iyileşti, ama yine eskisi gibi yoksul yaşamı sürüyor.
Kimi zor işleri yapıyormuşum gibi göster ama o işleri bana yaptırma.
Ata hüner göstermek.
Bildiği ve istediği gibi davranmak.
Belli bir alanda üstünlük kurmak.
"Meydan adamlara kaldı, istedikleri gibi at oynatıyorlar."
(Dik şeylerin) dışarıya doğru, (yatay şeylerin de) aşağıya doğru kamburlaşmak.
"Yeni ördüğümüz duvar bel verdi."
Duvar gibi dikey şeylerin ortası...
Çok üzücü bir haberle aşırı sarsıntıya uğrayıp düşünme yeteneğini yitirir gibi olmak.
Umulmadık, beklenmedik bir olay karşısında şaşkınlığa düşmek, düşünce...
Dayanıksız, çürük.
Önceden tasarlanan, düşünülen bir iş umulduğu gibi gitmemek, başka bir yönde gelişmek.
"O kadar uğraştık ama evdeki hesap çarşıya uymadı, bu paraya istediğimiz...
Birisine karışmaya hakkı olmamak, istediği gibi yaşamasına engel olmamak.
"O benim keyfimin kâhyası olamaz, ben dilediğim gibi yaşarım, karışamaz bana!"
Nazlı, el bebek gül bebek büyütülmüş, dayanıksız, narin kimse.
"Senin gibi muhallebi çocuklarıyla iş yapamam ben."
Kazanmak için giriştiği işte tuttuğu yol, dayandığı kimse dayanıksız ve çürük çıkmak, dolayısıyla aldanmış olmak.