Alacağı olsun
"Günün birinde ondan öcümü alırım" anlamında göz korkutmak için söylenir.
Göz alıcı çiğ pembe.
"Günün birinde ondan öcümü alırım" anlamında göz korkutmak için söylenir.
Çok dikkatli bakmak, inceden inceye gözden geçirmek.
"Mobilyaya ilk defa alıcı gözüyle baktı."
Bu işle bir ilgim yok ki onun için söylenenlerden kuşkulanayım.
"Çiğ yemedim ki karnım ağrısın."
Göz açtırmamak, rahat bırakmamak.
Düşmanı acımayıp öldürmek, merhamet etmemek.
"Böyle kahpe insanlara sakın aman vermeyin!"
Hileci, kurnaz, çok açık göz, çıkarcı, hin oğlu hin.
"Adam anasının gözü, iki dakikada bitiriverdi işi."
Çok kurnaz, dalavereci, çıkarcı, hileci, düzenci.
Evlendirmek.
"Şu kızı da bir baş göz edersem gözüm arkada kalmayacak."
Bir şeyin en önemli yeri, en temelli noktası.
"Meselenin can alıcı noktasına bir türlü ulaşamadık."
Alımlı; şekli, rengi ve güzelliği ile dikkat çekici.
"Oldukça göz alıcı bir elbise."
Karşısındakine göz kapağını açıp kapatarak işaret vermek, bu şekilde meramını anlatmaya çalışmak; bir şeyi onayladığını ya da doğru olmadığını gözünü açıp...
Göz emeği harcamak; gözün dikkatini, elin emeğini gerektiren ince bir iş yapmak ve işte uzun süre çalışmak.
"Onca göz nuru döktüğü el işleri ürünleri çok ucuza...
Belli etmemeye çalışarak, başını çevirmeden göz kenarı ile yandan bakmak.
"Yabancı askerlere göz ucuyla bakmaya başladı."
Kaş ve göz hareketleriyle bir işaret vermeye, istediğini bu yolla anlatmaya çalışmak.
"Kalabalıkta kaş göz ederek Hasan`ı çağırmayı düşündü."