Deyimler
İletişim

"Göz nuru dökmek" deyiminin anlamı nedir?

Göz emeği harcamak; gözün dikkatini, elin emeğini gerektiren ince bir iş yapmak ve işte uzun süre çalışmak.

"Onca göz nuru döktüğü el işleri ürünleri çok ucuza satılınca kahroldu."

Göz nuru dökmek deyimine benzer deyimler

Acısı içine çökmek

Bir şey için çok derin bir üzüntü duymak, bir şeyin acısını çok içinde duyumsamak.

Acısı içine çökmek

Akıl etmek

Akıllıca bir iş yapmak, bir önlem almak.

Herhangi bir önlem ve çareyi zamanında düşünmek, vaktinde hatırlamak.

"Sular kesilecekti ama kovaları doldurmayı akıl...

Akıl etmek

Aklı başından gitmek

Bayılmak.

Çok sevinçten ya da çok korkudan ne yapacağını şaşırmak.

Çok korkudan veya çok sevinçten ne yapacağını şaşırmak.

Kafası çok yorulmuş olduğundan iyi...

Aklı başından gitmek

Başından atmak

Gereksiz görülen bir bağlılığa, bir ilişkiye son vermemek; bir istekte bulunan kişiyi yanından uzaklaştırmak.

Yapılması zor bir işi yapmaktan kendini kurtarmak...

Başından atmak

Başını ağrıtmak

Bir yığın gereksiz sözlerle bir kimseyi sıkıp yormak.

Bir iş, bir kimseyi rahatsız edip uğraştırmak.

Gereksiz sözlerle birini bunaltmak.

Bir iş için birini...

Başını ağrıtmak

Beli bükülmek

Yaşlılık yüzünden güçsüz kalmak, bir iş yapamaz duruma gelmek.

Üzüntü ve kederden ruhsal bir çöküntüye düşmek.

"İflas eden şu genç adamın bir yılda beli...

Beli bükülmek

Beyin yıkamak

Kişiyi kendi görüş ve düşüncelerinden ayırıp başka bir görüş ve düşünceyi benimser duruma getirmek.

Bir insanı, kendine özgü düşünce ve dünya görüşüne...

Beyin yıkamak

Bir taşla iki kuş vurmak

Bir davranışla iki veya birden çok yararlı sonuç elde etmek, bir girişimle iki iş yapmak.

"Anladım amacını, bir taşla iki kuş vurmak."

Bir taşla iki kuş vurmak

Buz üstüne yazı yazmak

Birine etkisi olmayan sözler söylemek.

Etkisi ve süresi çok kısa olan bir iş yapmak.

"Evet çocuklar, beni buz üstüne yazı yazan bir adam konumuna getirmeyin!"

Buz üstüne yazı yazmak

Dikiş tutturamamak

Bir yerde, bir işte bir sebepten ötürü başarı sağlayamayıp uzun süre kalmamak.

"Bir şeyde dikiş tutturamadı, şimdi boşta gezip duruyor."

Dikiş tutturamamak

Kaş göz etmek

Kaş ve göz hareketleriyle bir işaret vermeye, istediğini bu yolla anlatmaya çalışmak.

"Kalabalıkta kaş göz ederek Hasan`ı çağırmayı düşündü."

Kaş göz etmek

Yüzünü ağartmak

Yakınlarının övünç duymasına neden olacak beğenilir bir iş yapmak.

Yakın çevresinin övünç duymasına neden olacak bir iş yapmak veya başarı...

Yüzünü ağartmak