Deyimler
İletişim

"Çene yarıştırmak" deyiminin anlamı nedir?

Karşılıklı gevezelik etmek, boş konuşmak.

"Sizinle çene yarıştırılmaz doğrusu."

Çene yarıştırmak deyimine benzer deyimler

Ağzını havaya (poyraza) açmak

Elindeki fırsatı kaçırdıktan sonra boş yere bir şeyler elde etmeyi ummak.

Umduğunu elde edememek, fırsatı kaçırdıktan sonra boş yere beklemek.

"Evi o zaman...

Ağzını havaya (poyraza) açmak

Arkasını sıvamak

İltifat etmek, okşamak, övmek, birisini bu yolları kullanarak bir işe sevk etmek.

"Arkasını sıvayarak yaptırıyorum her işi bu çocuğa."

Arkasını sıvamak

Babanın canı için

Ölmüş olan babanın ruhunu şad etmek için (bana şu iyiliği yap).

Birinden bir iyilik yapılması istenirken

"bu iyiliği, ölmüş olan babanın ruhunu hoşnut etmek...

Babanın canı için

Boş gezenin boş kalfası

İşsiz güçsüz, aylak, boş gezip dolaşan kimse.

"Adam boş gezenin boş kalfası, bir de işsizlikten yakınıyor."

Boş gezenin boş kalfası

Canına okumak

Bir kimseye büyük bir zarar vermek, kötülük etmek.

İyi bir şeyi kötü hâle getirmek, heder etmek, harcamak.

"Yeni aldığım oyuncağın canına okudu bir günde."

Canına okumak

Çan çan etmek

Gerekli gereksiz sürekli konuşmak, yüksek sesle devamlı gevezelik etmek.

"Başımda ne çan çan edip duruyorsun, kes artık şu sesini."

Çan çan etmek

Çene çalmak

Gevezelik ederek, çok konuşarak vakit geçirmek.

"Komşu kadınları çene çalmaya bayılırlar."

Çene çalmak

Çene yormak

Boş yere bir şeyler söyleyip durmak, boşuna konuşmak.

Çene yormak

Ensesinde boza pişirmek

Sıkıştırıp tedirgin etmek, eziyet etmek.

"İşlerin yavaş gittiğini gören patron işçilerin ensesinde boza pişirmeye başladı."

Ensesinde boza pişirmek

Hoş beş etmek

Şundan bundan konuşarak sohbet etmek.

"O iki ihtiyar kadın hoş beş etmek için yaratılmışlar sanki."

Hoş beş etmek

Laf atmak

Dokunaklı sözlerle sataşmak, uzaktan işittirmek.

Karşılıklı söyleşmek, konuşmak.

Sözle sarkıntılık etmek.

"Laf atarak beni tahrik etmeye çalışıyorlardı."

Laf atmak

Yüksek perdeden konuşmak

Yüksek sesle konuşmak.

Meydan okurcasına sert konuşmak.

Yapılması güç şeyleri yapacakmış gibi abartılı konuşmak.

"Bu adam yüksek perdeden konuşmaya bayılıyor."

Yüksek perdeden konuşmak