Abanoz gibi
Çok kara, kapkara. Çok sert.
Gevezelik ederek, çok konuşarak vakit geçirmek.
"Komşu kadınları çene çalmaya bayılırlar."
Çok kara, kapkara. Çok sert.
Bir şey için çok derin bir üzüntü duymak, bir şeyin acısını çok içinde duyumsamak.
Doğal ölçülerin çok üstünde gelişmiş, çok iri, iriyarı kimse.
Çok konuşarak başkalarının bir şey söylemesine fırsat vermemek.
Çok güzel, çok lezzetli (bir yemek).
Bayılmak.
Çok sevinçten ya da çok korkudan ne yapacağını şaşırmak.
Çok korkudan veya çok sevinçten ne yapacağını şaşırmak.
Kafası çok yorulmuş olduğundan iyi...
Titizlikle üzerinde durmak, çok korku geçirmek, çok korkmak.
"Elbisem yırtılacak diye aklı çıkıyor."
Çok eziyet ederek canından bezdirmek, bir kimseyi çok üzmek.
"Karşıma bir çıksın, onu anasından doğduğuna pişman edeceğim."
Yerli yersiz konuşarak, gereksiz sözler söyleyerek, çok konuşarak birisini rahatsız etmek.
"Baş ağrıtmakta üstüne yoktur senin."
Çok fazla kibirli, herkese yukarıdan bakar (olmak).
"İyi ki bir araba aldı, burnu Kaf dağında bir adam olup çıktı."
Çok kibirli, herkese çok yukarıdan bakar...
Çok özler, çok arar, çok ister olmak.
Çok şişman, çok yağlı.
"Birkaç ay sonra yağ tulumu olacak, şuna birisi söylese de çok yemese."