Ağzıyla kuş tutsa…
"Ne kadar çaba gösterse, ne yapsa da" anlamında kullanılır.
"Ağzıyla kuş da tutsa, artık bu eve adım atamaz."
Gerekli gereksiz sürekli konuşmak, yüksek sesle devamlı gevezelik etmek.
"Başımda ne çan çan edip duruyorsun, kes artık şu sesini."
"Ne kadar çaba gösterse, ne yapsa da" anlamında kullanılır.
"Ağzıyla kuş da tutsa, artık bu eve adım atamaz."
Bir şeyi devamlı olarak düşünmek, bir fikre sürekli olarak zihninde yer vermek ve zihni onunla meşgul etmek.
"Onu niçin kırdım, aklıma takıldı düşünüp...
Evde ne yemek varsa
Elimize (elinize) ne geçerse, ne kazanabilirsek.
İstediğini elde etmek için her türlü kurnazlığa başvurmak.
"Namussuzlar allem edip kallem edip yaşlı adamın evini elinden aldılar."
Yüksek sesle feryat etmek.
Ölmüş olan babanın ruhunu şad etmek için (bana şu iyiliği yap).
Birinden bir iyilik yapılması istenirken
"bu iyiliği, ölmüş olan babanın ruhunu hoşnut etmek...
Bir yığın gereksiz sözlerle bir kimseyi sıkıp yormak.
Bir iş, bir kimseyi rahatsız edip uğraştırmak.
Gereksiz sözlerle birini bunaltmak.
Bir iş için birini...
Ne zararı var.
Bir sonuç vermez.
Ne fayda, ne zarar umulur.
"Biraz sert konuşmuşsam, ne çıkar bundan?"
Ne zengin ne yoksul, ne iyi ne kötü, ne çirkin ne güzel.
"Onlar orta hâlli bir ailedirler."
Üstünlük taslayarak konuşmak.
Çok yüksek sesle konuşmak.
"Üst perdeden konuşmaya bayılır."
Söylenip durmak, hemen her şeyi eleştirip beğenmediğini söyleyerek durmadan konuşmak, etrafındakileri rahatsız etmek.
"Sus artık, vıdı vıdı edip kafamı...
Yüksek sesle konuşmak.
Meydan okurcasına sert konuşmak.
Yapılması güç şeyleri yapacakmış gibi abartılı konuşmak.
"Bu adam yüksek perdeden konuşmaya bayılıyor."