Ağzını havaya (poyraza) açmak
Elindeki fırsatı kaçırdıktan sonra boş yere bir şeyler elde etmeyi ummak.
Umduğunu elde edememek, fırsatı kaçırdıktan sonra boş yere beklemek.
"Evi o zaman...
Dönmek, geri dönmek.
"Birkaç adım sonra çark ediniz."
Elindeki fırsatı kaçırdıktan sonra boş yere bir şeyler elde etmeyi ummak.
Umduğunu elde edememek, fırsatı kaçırdıktan sonra boş yere beklemek.
"Evi o zaman...
Verdiği kararın yanlış olduğunu anlayıp, geri dönmek.
İçtiği anttan dönmek.
Kaynağına, köküne dönmek, gerçek biçimini almak.
Bir yere istemeye istemeye, gönülsüz gitmek.
"Hoşlanmadığım bu insanların yanına yaklaştıkça ayaklarım geri geri gitmeye başladı."
Ölümden geri dönmek, ağır bir kaza yada hastalıktan kurtulmak.
"İğne ipliğe dönmek."
Umduğunu alamadan geri dönmek.
"Eli boş döneceği hiç aklıma gelmezdi."
Bir işten sonuç almaksızın dönmek, gelirken hiçbir armağan getirmemek.
Geri geri gitmek.
"Heyecanlanınca geri basmaya başladı."
Sabah gidip akşam dönmek üzere.
"Size günü birliğine konuk olmak istiyoruz."
Bir süre geçince, her şey olup bittikten sonra, çok zaman sonra.
"Neden sonra babam da geldi."