Acısını çıkarmak
Gördüğü maddi ya da manevi zararı karşılayacak bir iş yapmak.
Öç almak.
Kaynağına, köküne dönmek, gerçek biçimini almak.
Gördüğü maddi ya da manevi zararı karşılayacak bir iş yapmak.
Öç almak.
Görevinden almak.
Görevden almak. Gizli kalmış bir noksanlığı bulup ortaya koymak.
İyi olarak tanınmak, ün almak, ün kazanmak.
Bir kimsenin koruyuculuğundan güç almak.
Bir kimsenin himayesinden güç almak.
"Arkasını kaymakama vermiş pervasızca konuşuyor, yolu burdan geçireceğim diyor."
Kaynağına, köküne inmek, gerçeğini araştırmak.
En üstün yeri almak.
Herhangi bir konu önemce ilk sırayı almak.
"Ülkede ekonomik yolsuzluklar başa geçti."
Yağlı güreşte başpehlivanlık için güreşmek.
En üstün sonucu almak için mücadele etmek, yarışmada birinciliği almak için uğraşmak.
"Takımımız öteden beri başa...
Dönmek, geri dönmek.
"Birkaç adım sonra çark ediniz."
Öç almak, kötülük yapmak için fırsat kollamak; öfkesini gösterir durum almak.
"Bana diş bilediği bakışlarından belli."
Bir iş yapmak için ilgili kişiden gün ayırmasını; belirli bir tarih tespit etmesini istemek, randevu almak.
Yaşını bitirip daha sonraki yılın bir ya da birkaç...
Konuşmaya başlamak için toplantı başkanından izin almak, öyle konuşmaya başlamak.
Birinin bir iş yapacağını kesin olarak bildirmesini sağlamak.
Erkek tarafı,...