Deyimler
İletişim

"Kapısını aşındırmak" deyiminin anlamı nedir?

İstediğini elde edinceye kadar birinin yanına çok sık gidip gelmek.

Kapısını aşındırmak deyimine benzer deyimler

Ağzının suyu akmak

Çok beğenip imrenmek.

Çok beğenip isteyecek duruma gelmek, imrenmek.

"Vitrindeki kızarmış tavuğu görünce ağzımın suyu aktı."

Ağzının suyu akmak

Akla karayı seçmek

Bir işi başarmak uğrunda çok yorulmak, sonuca kadar çok zahmet çekmek.

"Seni buluncaya kadar akla karayı seçtim."

Akla karayı seçmek

Aklı başından gitmek

Bayılmak.

Çok sevinçten ya da çok korkudan ne yapacağını şaşırmak.

Çok korkudan veya çok sevinçten ne yapacağını şaşırmak.

Kafası çok yorulmuş olduğundan iyi...

Aklı başından gitmek

Alnının damarı çatlamak

Başarmak için çok sıkıntı çekmek, çok çaba sarf edip emek vermek.

"O yolu açıncaya kadar benim alnımın damarı çatladı, sen ne halt etmeye bozuyorsun?"

Alnının damarı çatlamak

Altın babası

Çok zengin, parası çok olan kimse.

"Adam altın babası, her istediğini kolayca yaptırıyor."

Altın babası

Ayağı alışmak

Gidip gelme alışkanlığı edinmek, sürekli olarak gidip gelmek.

Ayağı alışmak

Ayağı ile gelmek

Kendi isteği ile gelmek.

Çok fazla emek sarf edilmeden elde edilmek.

"Adam ayağı ile geldi dayak yemeye."

Ayağı ile gelmek

Burnu düşmek

Burnuna koklanamayacak kadar pis bir koku gelmek, böyle bir kokudan burnu görev yapamaz olmak.

Burnuna koklanamayacak kadar pis bir koku gelmek, böyle bir...

Burnu düşmek

Canı çıkmak

Ölmek.

Çok yorulmak.

Çok yıpranmak.

"Onu razı edinceye kadar canım çıktı."

Canı çıkmak

Taban tepmek (patlatmak)

Yayan olarak çok uzun yol yürümek, çok sık gidip gelmek.

"Kasaba ile köy arasında o iş için az taban tepmedim."

Taban tepmek (patlatmak)

Üstüne (üzerine) düşmek

Bir şeyi elde etmek için çok uğraşmak.

(Çocuğu) sevme ya da korumada çok ileri gitmek.

"Şu çocuğun üstüne bu kadar düşmeyelim, şımardıkça şımarıyor, neredeyse...

Üstüne (üzerine) düşmek

Zindan kesilmek

Çok karanlık duruma gelmek.

Yaşanılan yer çok sıkıntı verici, yaşanılamayacak derecede kötü hâle gelmek.

Zindan kesilmek