Deyimler
İletişim

"Ortada kalmak" deyiminin anlamı nedir?

Yersiz yurtsuz kalmak, barınacak yer bulamamak.

İki şey arasında kalmak.

(Bir şeyi) kimse üzerine almamak.

"Belediye evlerini yıkınca çoluk çocuk öylece ortada kaldılar."

Ortada kalmak deyimine benzer deyimler

Askıda kalmak (Bir iş)

Bir engel dolayısıyla bitirilemeyip öylece ve engelin ortadan kalkmasında değin kalmak.

Askıda kalmak (Bir iş)

Ayaklı kütüphane

Çok şey okumuş, her sorulana cevap veren, çok şey bilen, okudukları aklında kalmış kimse.

"Adam ayaklı kütüphaneydi sanki!"

Ayaklı kütüphane

Ayakta kalmak

Bir zorluk karşısında yıkılmamak, çökmemek.

Oturacak yer bulamamak.

"Gemi öyle kalabalıktı ki hepimiz ayakta kaldık."

Oturacak yer bulamamak.

Ayakta kalmak

Ayazda kalmak

Eline bir şey geçmemek, hava almak, açıkta kalmak.

Ayazda kalmak

Ay tutulmak

Yer yuvarlağının güneşle ay arasına girmesiylei ay yer yuvarlağının gölgesinde ışıksız kalmak.

Ay tutulmak

Baş başa kalmak

Biriyle yalnız kalmak, iki kişi bir arada yalnız kalmak.

"Misafirler gittikten sonra baş başa kaldılar."

Baş başa kalmak

Başına ekşimek

Başkalarının istemediği kimse ya da şey, kendisinin üstüne kalmak.

Başına ekşimek

Bir taşla iki kuş vurmak

Bir davranışla iki veya birden çok yararlı sonuç elde etmek, bir girişimle iki iş yapmak.

"Anladım amacını, bir taşla iki kuş vurmak."

Bir taşla iki kuş vurmak

Günleri sayılı olmak

İçinde olunan günlerde ölecek olmak.

Bulunduğu yerde kalmak için birkaç günü kalmak.

"Doktorlara bakılırsa anneannemin günleri sayılıymış."

Günleri sayılı olmak

Mekik dokumak

İki yer arasında durmadan gidip gelmek.

"Mağaza ile ev arasında tam elli beş yıl mekik dokumuştu rahmetli."

Mekik dokumak