Açıkta kalmak
Kendisi için görev yapacak yerde kalmamak.
Barındığı yer elinden gitmek.
Gücüne gitmek.
Kendisi için görev yapacak yerde kalmamak.
Barındığı yer elinden gitmek.
Unutulmak, adı anılmaz olmak.
Artık adı hiç anılmaz olmak, unutulup gitmek.
İnsanın gücüne gidecek, kırıcı.
Yapılması güç gelmek.
Ağrına gitmek.
Gücüne gitmek, onuruna dokunmak.
Seni sıkan bir durum mu var? Neden gitmek istiyorsun? Konukluğunu uzatmanı dilerim.
Toplanmasına vakit bırakmaksızın alıp gitmek, yaka paça etmek.
Bir kişinin (her iki anlamıyla) gittiği yoldan gitmek.
Bir işi sona erdirmek için aralıksız çalışmak.
Birini gözden ayırmayarak arkasından gitmek.
Bir işi sona erdirmek için çok sıkı çalışmak.
"Arkasına düşmezsen nasıl elde edeceksin o evi?"
İşleri yolunda gitmek, şansı açılmak, şansı yardım etmek.
Ölçüyü kaçırmak, çok ileri gitmek
Neden bu kadar çabuk gitmek istiyorsun? Olur mu böyle?
Çok tehlikeli, zarar verecek bir işin üstüne üstüne gitmek ya da böyle bir işe girişmek.
"Bırak o silâhı elinden! Ateşle oynadığının farkında mısın sen?"