Ağa diyeyim sana, yağın bulaşsın bana
Sana yardakçılık edeyim ki beni görüp gözetesin.
Unutma ki bugünün ölçüleriyle…
Sana yardakçılık edeyim ki beni görüp gözetesin.
Güzel yiyecek, ama az doyurmuyor.
Beğenilen bir eylem, ama yetmez ki.
Amacına ulaşmak için birini tatlı sözlerle bir süre oyalamak, kandırmak; umut verip ikna ederek işini yaptırmak.
"Öyle bir insan ki ağzına bir parmak bal çal,...
Üzüntüsünden söz söyleyecek durumda olmamak.
Kırgınlıktan, üzüntüden ya da herhangi bir sebepten ötürü söz söyleyecek durumda olmamak.
"Boşuna uğraşma, evin...
Birinin söylediklerini zevkle ve dikkatle dinlemek, bu sözlere uymak.
Konuşan bir kimseyi seve seve ve dikkatlice dinlemek.
"Konuşması onları öyle sarmıştı ki...
Yaptığı ilenme (beddua) er geç etkisini göstermek.
"Şunu iyi bil ki ey zalim, ahım yerde kalmayacak; yüz üstü sürüneceksin."
Şaşırmak, düşünemez bir hâle gelmek.
"Resmi öyle güzel yapmış ki görsen aklın durur."
Birini bulunduğu yerden, mevkiden indirmek.
"Ya, gördün mü, demek ki el oğlu adamı al aşağı ediyormuş bir çırpıda!"
Bu işle bir ilgim yok ki onun için söylenenlerden kuşkulanayım.
"Çiğ yemedim ki karnım ağrısın."
Öyle arsız ki yüzünde hiçbir utanma belirtisi görülmez.
"Allah size bol kazanç versin" anlamında iyi dilek sözü.
Çok şükür ki iyi ki (hoşnutluk anlatır).
"Bereket versin ki ona bir şey olmamış."
"Herhangi bir suç işlemedim ki korku duyayım, işi eksik yapmadım ki olumsuz sonuçtan kaygılanayım" anlamında kullanılır.