Al giymedim ki alınayım
Bu işle bir ilgim yok ki onun için söylenenlerden kuşkulanayım.
"Çiğ yemedim ki karnım ağrısın."
Sana yardakçılık edeyim ki beni görüp gözetesin.
Bu işle bir ilgim yok ki onun için söylenenlerden kuşkulanayım.
"Çiğ yemedim ki karnım ağrısın."
Çok uğraştıran bir konudan kurtulup da vakit ve fırsat bulamamak.
"Şu çocuklarla uğraşmaktan baş alamıyorum ki sana geleyim."
"Allah size bol kazanç versin" anlamında iyi dilek sözü.
Çok şükür ki iyi ki (hoşnutluk anlatır).
"Bereket versin ki ona bir şey olmamış."
"Ele geçirilmesi o kadar kesin ki elde edilmiş sayılır" anlamında kullanılır.
"Beni çantada keklik sanıyor ama yanılıyor."
"Herhangi bir suç işlemedim ki korku duyayım, işi eksik yapmadım ki olumsuz sonuçtan kaygılanayım" anlamında kullanılır.
Yapılması gereken bir şeyi gerçekleştirmenin yollarını aramak.
"Sana ne ki o işin derdine düştün?"
Uykusu gelmek.
"Siz konuşurken beni bir gaflet bastı ki hiç sorma, sizin konuştuklarınızı anladım diyemem."
Tehlikeli işlere girişmekten çekinmemek.
"Sen ki gençliğinde gözünü daldan budaktan sakınmazdın, ne oldu sana böyle?"
Bunu sana gönül hoşluğu ile veriyorum, hiç pişman değilim, Allah bunu sana bağışladığıma şahit olsun.
"Aferin, takdire değer iş yapıyorsun" anlamında...
Horlamak, haksızlık etmek, iyi davranmamak, küçümsemek.
"Dokunma bana, beni hep üvey evlât gibi tuttun, ne zaman yaklaştıysam sana köşe bucak kaçtın benden."
Verilen desteği, yapılan yardımı sonuna kadar götürmemek.
"Sana nasıl güvenebilirim, beni kaç kez yarı yolda bıraktın."
Bir şeyi bir şeyden daha önemli görüp tercih etmek.
"Kim ki öbür dünyayı bu dünyaya yeğ tutar, o kazanmıştır."